Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi Yıldız Kenter Salonu’nda gerçekleştirilen Akran Zorbalığı seminerine aileler yoğun ilgi gösterdi. Zorbalık ve tartışma arasındaki farkları okulda ve ailede sıklıkla yaşanan örneklerle dile getiren Ergün, “Çocuklarda akran zorbalığı bir çocuğun yada bir grubun başka bir çocuğa düzenli, sistematik olarak yaptığı kötülüğün adıdır. Zorbalık rastgele bir itiş kakış değil, bilinçli yapılan bir durumdur” dedi.
Çocuklarımız gittikçe güçsüzleşiyor
Zorbalığın net olarak konumlandırılması için eğitmenlerin ailelerle sürekli iletişim halinde olmasının önemine dikkat çekerek konuşmasını sürdüren Emine Ergün, “Çocuğun zorbalığa bir kez mi yoksa sürekli bir şekilde mi maruz kaldığını tanımlamamız gerekiyor. Zorbalığın sistematik ve bilinçli yapılıyor olması sorunun çözümüne odaklanmamız açısından büyük önem taşıyor. Zorbalığın psikolojik, fiziksel ve ekonomik gibi türleri vardır. Çünkü zorbalık bir istismar şeklidir, bilerek ve isteyerek yapılır. Zorbalığı yapan kişi giyim kuşamından yüz ifadesine kadar karşıda oluşturduğu olumsuz durumdan keyif alır. Biz güçlü çocuklardık ve yeni nesile oranla güçlü yetişkinler olduk. Çocuklarımız gittikçe güçsüzleşiyor ve nesilden nesile psikolojik olarak zayıf bir karaktere sahip oluyor. Zorba çocuklar yaş tahtaya basmaz, güçlü değil zayıf çocuğu seçer. Bu nedenle çocuklarımızı güçlü büyütmek çok önemlidir. Ne yazık ki okullarımızda özellikle son yıllarda fiziksel zorbalık yoğun şekilde yaşanmaktadır. Zorbalık artık şekil değiştirip cana kasteden olaylara yöneldi. Bununla mücadele etmenin en önemli yolu zorba çocuk sayısını azaltmak ve zorbalığa uğrayan çocukları güçlendirmekten geçiyor” şeklinde konuştu.
Programın sonunda çocukların okul hayatında ve ailede yaşadığı benzer sorunları aktaran dinleyiciler, Çocuk Gelişimi Uzmanı ve Yazar Emine Ergün’ün yazdığı “Gerçek Arkadaş” kitabının imza törenine katıldı.




