Ülkede ekonomik buhran, çocukların yaşamını da doğrudan etkiledi. Gelir dağılımındaki derin eşitsizlik, on milyonlarca çocuğun yaşama, akranlarından geride başlamasına yol açtı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Türkiye’deki çocukların içinde bulunduğu çarpıcı tabloyu ortaya koyan verilerine göre, öz ailesi tarafından bakılamayan çocuk sayısı 2026 itibarıyla 195 bine dayandı.
Yoksulluğun çocuklar üzerindeki en çarpıcı etkisi ise suça sürüklenen çocuk sayısı ile ortaya konuldu. Türkiye'de hemen her yıl yüz binden fazla çocuk suç işlediği gerekçesiyle hâkim karşısına çıkarıldı.
ÇOCUK NÜFUSU ARTTI
Adalet Bakanlığı’nın, “Cezaevinde tutulan tutuklu ve hükümlüler” raporu da dramatik tabloyu gözler önüne serdi. 2 Kasım 2026 tarihinde hazırlanan raporda, cezaevlerindeki 12-17 yaş grubu çocuk sayısının 5 bini aştığı görüldü. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, 1 Mart 2026 tarihinde 4 bin 505 olan cezaevlerindeki çocuk nüfusuna, 2 Kasım 2026 itibarıyla yüzlerce yeni çocuk eklendi. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü çocuk sayısı Kasım 2026 itibarıyla 5 bin 121 olarak kaydedildi. Kasım 2026 itibarıyla cezaevlerinde olan çocukların bin 312’sinin hükümlü, 3 bin 809’unun ise tutuklu olduğu bildirildi.
YOKSULLUK SARMALI
Bakılamadığı için ailesinden alınma riski bulunan çocuklara yönelik veriler de yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkisinin daha da derinleşeceğini ortaya koydu. Verilere göre 2026 yılının sonunda 195 bin olacağı tahmin edilen öz ailesince bakılamayan çocuk sayısının 2027’de 200 bine, 2028 yılında ise 210 bine dek ulaşacağı öngörüldü.
***
TIKA BASA
1 Ekim 2026’da 434 bin 337 olan Türkiye’nin cezaevi nüfusu, 33 günde 3 bin 552 artarak 4 Kasım 2026 itibarıyla 437 bin 889’a çıktı. Toplam 304 bin 304 kapasiteli 402 cezaevindeki doluluk oranı ise yüzde 144’e ulaştı.





