İlkbaharda zengin floraya sahip yüksek kesimlerdeki yayla ve dağlara bırakılan kovanlar için bal sağım sezonu başladı.

Tunceli'de 2 bin rakımın üstünde bulunan yaylarda bal sağım çalışmaları sürüyor. Arıcılar, bal hasadında körük dumanı eşliğinde toplanan peteklerin önce sırlarını alıyor. Daha sonra petek sağım makinesine konulan bal, burada süzüldükten sonra kavanozlara dolduruluyor.

"Bu yıl emeğimizin karşılığını alacağız"

2023 ve 2024 yıllarına göre daha iyi bir sezon geçirdiklerini ifade eden Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kazım Doğan, "Arıcılık açısından istediğimiz tam olarak olmasa da iyi bir sezon oldu. Yani son 2 yılda arıcı emeğin karşılığını bulamazken bu yıl emeğin karşılığını buldu. Ama tabii küresel iklim değişikliğine bağlı aslında o iklimin yaşattığını da hep beraber gördük. Haziran temmuzda havaların eksiğe düştüğünü gördük. Buna rağmen iyi bir sezon oldu diyebiliriz" diye konuştu.

"800 TL gibi genel bir fiyat belirledik"

Kazım Doğan, bal fiyatlarını belirlenmesi için önce üreticinin toplanıp maliyet belirlediğini ifade ederek, "1 kilo balın üreticiye maliyeti 355 TL’nin altına düşmedi. Sadece maliyeti bütün emeği koyduğunda. Bunun üzerine arıcının da bu mesleği sürdürebilmesi için 800 TL gibi genel bir fiyat belirledik. Bunun da toplam kişinin sigortası ve benzeri bu işten geçinildiği düşünüldüğünde aslında bal fiyatları olabildiğine uygun. Böyle taklidin fazla olduğu bir yerde ve insanların alım gücünün olmadığı bir yerde bu fiyatlar insanlara hakikaten yüksek gelebilir. Ama gerçek bir balın maliyeti de bu durumun altında olamaz" dedi.

"Taklit ve tağşiş ürünlere dikkat"

Kredi Kartı Limit Artışına Ceza Geliyor
Kredi Kartı Limit Artışına Ceza Geliyor
İçeriği Görüntüle

Güvenli ve sağlıklı balın kooperatifler ve birliklerden alınması gerektiğini belirten Doğan, "Üreticinin malını alıp bütün içerik analizlerini yaptıktan sonra direkt birliğimiz ya da birkaç kooperatifimiz eliyle pazara sunuyoruz. İnsanların güven duyabileceği yerler buralar olmalı. Teşhir edilen markalardan uzak durmaları, etiketsiz ürünlere bir soru işareti koymaları gerekir. Ya üreticiden direkt almaları ya da bunların örgütlü yapısı kooperatifler ya da birliklerden almaları gerekmekte" ifadelerini kullandı.

Doğan, arı yetiştiricileri için daha fazla destek programı olması gerektiğini ifade ederek, "İnsanlar yaylalarda üretim yapıyorlar. Belki mesela bunu da o destekleme politikaları içerisinde görüp bu yanlı profesyonel işletmelere bu desteklerin verilmesi gerekir. Yani yol bir sorun, su bir sorun, elektriği başka bir sorun, güvenliği başka bir sorun" şeklinde konuştu.

"Üreticiler olarak biz de krizden etkileniyoruz"

Arı yetiştiricisi Devrim Şimşek de şunları söyledi:

"Kış dönemini Mersin Mut’ta geçiriyoruz, yaz dönemi ise buraya geliyoruz. Buranın florası ve iklimi çok güçlü. Bu sene geçen yıla göre biraz daha iyi ama önceki yıllara göre bal üretimi olmuyor. Artık iklim eskisi gibi olmadığı için bundan bal ve arı sektörü etkileniyor. Tabii ülkedeki ekonomik krizden hem üretici olarak hem de tüketici olarak etkileniyoruz. Her sene aldığımız ürünü bir daha alamıyoruz, yerine koyamıyoruz arı ürünleriyle ilgili. Tabii bu bal üretimini de doğrudan etkiliyor."

Kaynak: ANKA