Fransa'nın Ulusal Bayramı bugün Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'ndeki resepsiyon ile kutlandı.
Çok sayıda yabancı misyon temsilcisinin katıldığı resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Berris Ekinci ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş katıldı.
Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, konukları karşıladı.
Büyükelçi Dumont, açılış konuşmasında şunları kaydetti:
"Neden 14 Temmuz? Bu tarihte, otoriterliğin sonunun ve özgürlüğün üstün gelmesinin bir nişanesi olan, Paris halkının 14 Temmuz 1789'da Bastille Hapishanesi'ni ele geçirmesini kutluyoruz. Bunun yanı sıra, 1790 yılında yine bir 14 Temmuz'da yüz binlerce Fransız'ı Paris'te bir araya getiren ve ulusal birlik ve kardeşliğin simgesi olan Federasyon Bayramı 'Fete de la Federation'ı kutluyoruz.
"Fransa ve Türkiye aynı kurucu değerlere dayanarak kurulmuştur"
Kısacası bugün, şiarımızı kutluyoruz: özgürlük, eşitlik, kardeşlik! Bunlar Fransız Cumhuriyeti'nin değerleridir, ancak her şeyden önce evrensel değerlerdir. O dönemi en güçlü şekilde simgeleyen metin olan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, iki yüzyıldan fazla bir süredir tarihimizi, Avrupa tarihi ve dünyanın pek çok başka bölgesinin tarihiyle birleştiren büyük referanslardan biridir. Burada, Ankara'da şunu kendimize hatırlatmamak imkansız: Türkiye Cumhuriyeti'nin 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' şiarı, bahsi geçen Bildirge'nin 3. Maddesinde yer alan 'Egemenliğin temeli, esas olarak ulustadır' ifadesinden ilham almıştır. Keza unutmamalıyız ki, Fransa Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti aynı kurucu değerlere dayanarak kurulmuştur. Dolayısıyla, bugün aynı zamanda, Türkiye'de bu ortak tarihe bağlı olan herkesin günüdür. Bu değerler aynı zamanda AB projesinin temelini teşkil eden değerlerdir. Türkiye gelecekte AB'ye katılmayı hedefliyorken, bu değerler bizler için bir pusula görevi görmelidir.
Fransa ve Türkiye, kendi dinamikleri ve meydan okumaları ile, neredeyse beş yüzyıldan bu yana süregelen bir ilişkinin hikayesidir. Beş yüzyıldır teati edilen siyasi, ekonomik, kültürel ve her şeyden önce beşeri konular. Düzenli siyasi diyaloğumuz aracılığı ile Fransa-Türkiye ilişkilerinin tarihini birlikte yazmaya devam ediyoruz: keza geçtiğimiz Nisan ayında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'nun daveti üzerine Paris'e bir ziyaret gerçekleştirdi. Bakanlar daha sonra Mayıs ayında Antalya'da bir araya geldiler. Cumhurbaşkanları Emmanuel Macron ve Recep Tayyip Erdoğan ise on beş gün önce, NATO Zirvesi kapsamında Lahey'de görüştüler.
"Orta Doğu'daki duruma bir çözüm bulmak için Türkiye ile diyaloğumuza güveniyoruz"
Bölgede gerginliklerin yaşandığı bir dönemde liderlerimiz arasındaki bu düzenli diyalog, çatışmaların çözümü için müttefikleriyle sıkı koordinasyon içinde etkin bir rol almaya devam eden Fransa için elzemdir. Bu, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının yarattığı sonuçlar ve Avrupa'nın stratejik özerkliğini inşa etme hedefi ile karşı karşıya olduğumuz bir dönemde bilhassa önem arz ediyor. Ayrıca, İsrail-Filistin anlaşmazlığı da dahil olmak üzere Orta Doğu'daki duruma bir çözüm bulmak için Türkiye ile diyaloğumuza güveniyoruz. Fransa, İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle ertelemek zorunda kaldığımız iki devletli çözüme ilişkin uluslararası konferansı da en kısa sürede düzenlemeyi ümit ediyor.
İlişkilerimiz aynı zamanda kayda değer rakamlarla ekonomik alanda da kendini gösteriyor: 2024'te 23,4 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimiz yeni bir rekor kırdı. Bu vesileyle, Türkiye ile çalışan Fransız şirketlerinin mükemmelliğini takdir etmek istiyorum. Buna, Türkiye genelinde varlık gösteren ve 2024 yılında yirmiye yakın bölgede toplamda yaklaşık 800 milyon avro tutarında 10 yeni proje başlatan Fransız Kalkınma Ajansı'nın çalışmalarını da eklemek isterim. Ancak tüm bu rakamların ötesinde, asıl olarak ilişkiyi yaşatan her yaştan ve alandan Fransız ve Türk kadınları ile erkekleri bulunuyor. Göreve başladığım iki yıldır, İstanbul başta olmak üzere, İzmir, Bodrum, Diyarbakır, Şanlıurfa, İskenderun, Bursa ve çeşitli illere gerçekleştirdiğim çalışma ziyaretlerim sırasında buna her gün tanıklık ettim.
"Fransa'nın Türkiye'deki konsoloslukları tarafından toplamda 163 bin vize verildi"
Fransa'ya çalışmak, eğitim görmek veya sadece ziyaret etmek için gidenlerinizin sayısı giderek artıyor. 2024 yılında bu anlamda tarihi bir rekora ulaştık: Fransa'nın Türkiye'deki konsoloslukları tarafından toplamda 163 bin vize verildi, bunların 50 bin'i Ankara'da düzenlendi. Ve eminim, bu rekor 2025 yılında da hiç şüphesiz kırılacaktır. Bu bağlar, aynı zamanda, ziyaret etme fırsatı bulduğum, Türkiye'nin dört bir yanında hayata geçirilen küçük ve büyük çaplı Fransız-Türk ortak projelerde tezahür ediyor: örneğin Gökova'daki Özel Çevre Koruma Bölgesi, Bodrum'daki su altı sergisi, İzmir'deki yeni metro hattı, Birecik'teki su artıma tesisleri ya da Adıyaman'daki kadın kooperatifi bunlardan sadece bazılarıdır. Bunlara ayrıca sanatçı Ememem’in Çankaya'nın kaldırımlarında gerçekleştirdiği 'flacking' adlı sanat çalışmalarını da eklemek istiyorum, buraya gelirken bazı misafirlerimizin belki dikkatini çekmiştir, eserlerden biri Paris Caddesi ile Yazanlar Sokak'ın kesiştiği noktada bulunuyor. Sayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'na, Çankaya Belediyesi'ne ve tüm ekiplerine, birlikte uzun yıllardır sürdürdüğümüz verimli iş birliği için çok teşekkür ederim."
"İş birliğimizi her alanda daha da geliştirmek istiyoruz"
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ekinci ise şöyle konuştu:
"İkili ilişkilerimizi, en üst düzeyde ortaya koyulan karşılıklı irade temelinde olumlu gündem üzerinden ilerletmek ve işbirliğimizi her alanda daha da geliştirmek istiyoruz. İş birliğimizi, geleneksel alanların yanı sıra; uzay, yapay zeka, iklim değişikliği, çevre ve yenilenebilir enerji gibi yeni alanlarda, farklı coğrafyaları da kapsayacak şekilde güçlendirmek için önemli bir potansiyel bulunduğuna inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron arasındaki karşılıklı anlayış ve düzenli temaslar, ilişkilerimizin ve işbirliğimizin ileriye taşınmasında kolaylaştırıcı bir rol oynamaktadır.
İkili ilişkilerimizin önemli bir boyutunu ekonomik ve ticari bağlarımız teşkil etmektedir. İkili ticaretimizin 25 milyar Euro düzeyine çıkartılması hedefimiz mevcuttur. Fransa, AB içerisindeki ticaret ortaklarımız arasında üçüncü sırada yer almakta olup, doğrudan yabancı yatırım stokumuz içinde yıllık bazda yüzde 5'e yaklaşan payıyla son yıllarda ilk 10 sıradaki ortaklarımız arasında yer almaktadır. Bu alandaki İlişkilerimize ivme kazandıracağına inandığımız, Türkiye-Fransa Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) sekizinci toplantısının önümüzdeki dönemde ülkemizde düzenlenmesi öngörülüyor.
Bu sene, Fransa'daki Türk toplumunun geçmişinde önemli bir yere sahip Türkiye-Fransa İşgüçü Anlaşması'nın 60. yıl dönümü. Fransa'da yaşayan, 800 bine yakın vatandaşımız, iki ülke arasında önemli bir köprü vazifesi görmektedir. Vatandaşlarımızın, Fransa'nın kültürel, ekonomik ve sosyal açılardan zengin hayatına yaptığı anlamlı katkıları görmekten memnuniyet duymaktayız. Fransa'daki Türk toplumunun kimliklerini koruyarak sağlıklı entegrasyonunu güçlendirmeye yönelik çabaları destekliyoruz. Bu bağlamda, Avrupa'da yükselen ayrımcılık, İslamofobi ve Müslümanlara yönelik saldırılara karşı geçit verilmemesinin, bu doğrultuda da, kapsayıcı bir siyasi dilin, güçlü yaptırımların, işbirliğinin ve dayanışmanın önemli olduğu kanaatindeyiz.
"Türkiye ve Avrupa'nın güvenliğinin ayrılamaz bir bütün olduğu her daim hatırda tutulmalı"
Avrupa güvenliği kavramı da derin bir dönüşüm içinden geçmekte. Bu çerçevede, Türkiye ve Avrupa'nın güvenliğinin ayrılamaz bir bütün olduğu her daim hatırda tutulmalıdır. Dolayısıyla ortak güvenlik, refah ve istikrarımıza yönelik sınamaların üstesinden gelebilmek için Türkiye ile Fransa arasındaki i̇şbirliğinin daha da geliştirilmesi her zamankinden önemli hale gelmiştir. Bu bağlamda savunma sanayi alanındaki işbirliğimizin güçlendirilmesi, iki NATO müttefiki olarak hem İttifak'ın kolektif kapasitesine hem de karşılıklı stratejik çıkarlarımıza hizmet edecektir. Son olarak, Avrupa bizim ortak evimizdir. Birlikte, ortak değerlerimizi ve özlemlerimizi yansıtan bir gelecek inşa etmeye devam edebiliriz. Bu nedenle, Fransa'nın, Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu gündemle ilerlemesine ve Türkiye'nin üyelik hedefine somut katkı sağlamasını bekliyoruz."