Eğitim-İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen, Öğretmen Sendikası, Anadolu Eğitim Sendikası, Tüm Öğretmenler Sendikası ve Türk Eğitim Sendikası üyeleri, İstanbul'da bir öğrenci tarafından bıçaklı saldırıyla öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik için iş bırakma eylemi öncesi, Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yaptı.
Eğitim sendikalarının eylemine, CHP Gaziantep milletvekili Hasan Öztürkmen, CHP Ankara Milletvekili Aliye Ayşe Timisi, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Başkanı Orhan Yıldırım da destek verdi.
"Okullarda şiddete dur de! Artık yeter!" pankartı taşıyan gruptakiler "İş yerinde ölmek istemiyoruz", "Susma sustukça sıra sana gelecek" ve "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganları attı.
Irmak: "Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur"
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, öğretmen Fatma Nur Çelik'in ailesine ve öğrencilerine başsağlığı dileyerek, şunları söyledi:
"Bu saldırı asla münferit bir saldırı değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak kalıcı ve önleyici politikaları hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı, bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bu okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebiliyorsa, bu durum güvenlik mekanizmalarının yetersiz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir, olamaz. Bütün bu yaşananların birinci derecede sorumlusu AKP iktidarı ve onun Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Peki, bu sorumluluk koltuğunda oturan bakanın bu sorunları çözeceğine dair umudumuz var mı? Onlarca, yüzlerce şiddet olayı yaşandı. Hangisi önlendi? Ya da önlenmesi için hangi irade gösterildi? 17 MESEM öğrencisi, gencecik çocuklar bu uygulamalarda can verdi. Hiç duydunuz mu bakanın bu ölümlere dair bir sözünü ya da yüzünde bir keder gördünüz mü? Bakın, daha dün neredeyse aynı saatlerde Adana Bekir Hanife Akata İlkokulu’nda bir velinin lise çağındaki çocuğu, başka bir veliyi kalbinden ve karnından bıçakladı. Ağır yaralı; belki şu saatlerde hayatını da kaybetmiş olabilir. Bu şekilde onlarca şiddet olayı yaşanıyor. Sadece basına yansıyanlar toplumun gündeminde yer alabiliyor."
Irmak: "Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez"
Irmak, Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, okul güvenliği konusunda, bütünlüklü, bilimsel, katılımcı bir politikanın derhal hayata geçirilmesini, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirmesini, her okulda yeteri kadar, yeteri sayıda uzman personel görevlendirilmesini istedi. Başkan Irmak, "Sayın Bakan, okullara gönderdiğiniz imamların bu işleri önleyemediğini artık zihninize, beyninize yerleştirirseniz iyi edersiniz" dedi.
Kaynak: ANKA