Saray rejiminin ekonomi politikaları sonucunda her geçen gün derinleşen ekonomik kriz, milyonlarca çocuğun okullara aç girmesine neden oluyor. Dünya genelinde mart ayının ikinci haftasında kutlanan “Dünya Okul Yemekleri Günü”ne, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in çocuklara açlığın öğretildiği “Ramazan Genelgesi” ile girildi. Bir öğün ücretsiz yemek talebine “kaynak yok” diyen Bakan Tekin, öğrenci ve velilerin tüm taleplerine kulaklarını kapatırken tartışmalı politikalara devam ediyor.
Bakan Tekin son dönemde laikliği hedef alan açıklamaları ile gündemden düşmezken; 7 milyon 39 bin çocuğun Afrika ülkeleri düzeyinde açlık yaşamasını, 15 yaş altı 6,7 milyon çocuğun protein ihtiyacını karşılayamadığını ve her 3 çocuktan birinin yeterli beslenmeye erişemediğini dile getirmiyor.
DÜNYADA LİDER
Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu Sekretaryası tarafından yapılan açıklamada, Uluslararası Okul Yemeği Koalisyonu’na üye 113 ülkenin; her çocuğun 2030 yılına kadar okulda sağlıklı ve besleyici bir yemek alma fırsatına sahip olmasını sağlamak için okul yemek programlarını acilen iyileştirmeye ve genişletmeye yönelik bir çağrı yaptığı hatırlatılarak şu ifadeler yer verildi: “Türkiye, 37 OECD ülkesi arasında yüzde 19,2 ile son 30 günde haftada en az bir kez yiyecek parası olmadığı için yemek yiyemeyen öğrenci oranının en yüksek olduğu ülkedir. Bu durum yalnızca bireysel bir yoksulluk meselesi değil; eğitimde fırsat eşitliğini, çocukların sağlık ve gelişim haklarını doğrudan etkileyen yapısal bir sorundur. Açlık, öğrenmenin önündeki en sessiz ama en yıkıcı engellerden biridir. Aç karnına sınıfa giren bir çocuğun eğitim hakkı kâğıt üzerinde var olsa da fiilen askıya alınmaktadır.”
ÜCRETSİZ VE SAĞLIKLI YEMEK
Yapılan hesaplamalar, okul öncesinden lise sona kadar devlet okullarındaki yaklaşık 15 milyon çocuğa bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasının, 2025 yılı kamu harcamalarının sadece yüzde 1,5’ine karşılık geldiğini ortaya koymaktadır. 12 Mart Dünya Okul Yemekleri Günü dolayısıyla yayımlanan bültende talepler şöyle sıralandı:
• Her çocuğun her gün ücretsiz, sağlıklı ve güvenli okul yemeği ile temiz suya erişimi kalıcı bir kamusal politika haline getirilmelidir.
• Uygulama, dönemsel bir sosyal yardım aracı olmaktan çıkarılmalıdır.
• Gelir temelli, ayrıştırıcı ve damgalayıcı modeller yerine; tüm devlet okullarını kapsayacak evrensel bir sistem kurulmalıdır.
• Okul yemeği politikası; eğitim, sağlık, sosyal koruma, yerel tarım ve iklim politikalarıyla entegre bir biçimde ele alınmalıdır.




