Danıştay Birinci Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile dönemin belediye yöneticileri hakkında, imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasıyla yapılan şikâyetin “işleme konulmamasına” ilişkin İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmıştı.
"BÜLENT ARINÇ TANIK OLARAK DİNLENSİN"
Bu gelişmenin ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru yaparak, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, kamuoyuna yansıyan “Melih Gökçek’le ilgili 10 yıldır beni çağıracak bir savcı çıkmadı” şeklindeki açıklamalarını da hatırlatarak yürütülecek soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti.
BAKANLIĞIN KARARI OY BİRLİĞİYLE KALDIRILMIŞTI
Danıştay geçen günlerde, Gökçek’in ‘dokunulmazlığının’ kalkmasının ilk adımı olarak değerlendirilebilecek bir karara imza atmıştı.
Danıştay 1. Dairesi, İçişleri Bakanlığı’nın Gökçek’e yönelik “soruşturma izni verilmemesi” kararını oybirliğiyle kaldırmıştı.
ABB, 2020 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçeyle, Melih Gökçek’e ve diğer 12 kişiye ilişkin "Görevi kötüye kullanma, suç örgütüne yardım etme, terörizmin finansmanı" suçları kapsamında suç duyurusunda bulundu.
Dilekçenin temelini, terörle bağlantılı kişilere tanınan imar planı ayrıcalıkları oluşturdu. İçişleri Bakanlığı, belediyenin suç duyurusuna karşın Gökçek’e yönelik “soruşturma izni verilmemesi” kararı verdi. Daha sonra ABB, 2025 yılının başlarında soruşturma izni verilmemesine yönelik karar itiraz ederek Danıştay’a dilekçe yazdı.
Danıştay 1. Dairesi, geçtiğimiz yılın aralık ayında bakanlığın kararını oybirliğiyle kaldırdı. Danıştay, dosyanın yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na gönderilmesine karar verdi. Danıştay’ın hamlesi, Gökçek’in yargılanmasının önünü açabilir...
Karar kapsamında soruşturulacak eylemler şöyle sıralandı:
“Yetkili merci kararında tarihleri ve sayılarıyla belirtilen Belediye Meclisi kararlarıyla konumları gösterilen taşınmazlarda bireysel menfaat temin etmek ve yargı kararlarını etkisizleştirmek amacıyla yargı kararlarına ve mevzuata, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı imar planı değişiklikleri yapmak suretiyle taşınmaz sahiplerine haksız menfaat temin etmek.”





