ABB Başkanı Mansur Yavaş, Anfa Fuar Ve Kongre Merkezi'nde şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Karaman'da bir okulda İstiklal Marşı'nın bir kısmının Arapça okutulmasına tepki gösteren Yavaş şöyle konuştu:
"Bizler gaziler ve şehitler birliğimizle sizlere elimizden geldiği kadar destek olmaya çalışıyoruz. Bütün ihtiyaçlarınızla ilgilenmeye çalışıyoruz. İnşallah eksiğimiz yoktur. Ama eksiğimiz varsa da lütfen taleplerinizi bildirmeye devam edin. Yine biliyorsunuz sizler için Kızılcahamam'daki Şifa Oteli ayrıca Akçakoca ve Akçaada dinlenme tesislerimiz var. Öncelik sizlersiniz. Özellikle yaz günleri ya da kışın gitmek isterseniz o konuda da destek olmaya hazırız. Zaten epey bir aileyi misafir etmiş bulunuyoruz.
"Bu insanların hepsi yumruk gibi bir araya gelip tepenizi vururlar"
Çok önemli günlerden geçiyoruz. Nedir? Çevremizdeki her yer ateş çemberi. Görüyorsunuz. Bombalanan yerler, Gazze'de öldürülen masumlar. Buna sesini çıkartmayan dünya. Ve şimdi komşumuz İran'a, Amerika ve İsrail beraber saldırıyor. Önce Libya'dan, Cezayir'den başladılar, Suriye, Irak'a geldiler. Suriye arkasından İran. Şimdi de çekinmeden hadsiz bir şekilde 'Ondan sonra da sıra Türkiye'de diyorlar.' Teker teker oralardaki bu saydığım ülkeleri böldüler. Ve Amerika'dan Türkiye 'Büyükelçi' adında gelen adeta sömürge valisi gibi davranan birisi açık açık şunu söylüyor: 'İsrail'in güvenliği için bu bölgede büyük devlet, güçlü devlet istemiyoruz.' Küçük küçük devletçikler olsun istiyorlar. Şimdi bunu duyunca tabii ki yüz yıldır bu sadece PKK terörüyle başlamış bir hadise değil, yüz yıldır bizim sınırlarımızla uğraşırlar. Bizi bölmeyen uğraşırlar ve bundan asla vazgeçmiyorlar. Şimdi de bunu açık açık ifade etmeye başladılar. Ama şunu bilmiyorlar, Cenabıallah beş parmağın beşini ayrı yaratmamış. İnsanları farklı farklı yaratmış. Eğer zaten herkes aynı şeyi düşünseydi birer robot gibi yaratırdı. Dolayısıyla Cenabıallah herkese düşünme, irdeleme, inceleme fırsatı tanımış. Bizim şöyle bir özelliğimiz var, bizler siyaseten farklı konumlarda olabiliriz. Farklı düşünebiliriz. Ama başta o sömürgeci vali olmak üzere özellikle İsrail'de bugünlerde çok bu konuda konuşuluyor sıra Türkiye'de diye, ben burada bir ikaz ediyorum: Siz Türkiye'yi tanımıyorsunuz. Siz Türk milletini tanımıyorsunuz. Eğer böyle bir şeye teşebbüs ettiğiniz zaman, sınırlarımıza herhangi bir müdahale olduğu zaman bu insanların hepsi yumruk gibi bir araya gelip tepenizi vururlar.
"İstiklal Marşımızı bağıra bağıra söylemeye devam edeceğiz"
Ekonomik yönden sıkıntı da çekiyor olabiliriz. Ama her zaman Türk milleti gerektiği zaman boğazından kısmış, kendisi aç kalmış, askerini beslemiştir. Ve bugün burada da ülkesi için canını gözünü kırpmadan veren şehitlerin aileleriyle beraberiz. İşte buradaki topluluk bile Türkiye'nin topraklarına musallat olacaklara büyük bir ihtardır. Bakın buradaki ailelerin hepsi zaman zaman duygulanıyorlar. Zaman zaman ağlıyorlar. Ama acılarını kalplerine gömüyorlar. Çünkü hepsinin ağzında tek bir cümle var 'Vatan sağ olsun.' Ve vatan sağ olsun diyen Türkiye'de milyonlarca aile var. Bunu hiç kimse unutmasın. Cenabıallah birliğimizi, beraberliğimizi daim kılsın.
O kadar çok tezgahlar yapılıyor ki biliyorsunuz bu hafta İstiklal Marşı'nın kabulü haftası. Yani İstiklal Marşı'nın kabulü haftasında da İstiklal Marşı'nı her zaman her yerde biz göğsümüzü gere gere söyleriz öyle değil mi? Arapça söylemek nereden çıktı? Türkçe söylemeye utanıyor muyuz? Nedir bu? Nereye varmak istiyorlar? Dolayısıyla Başkentimiz Ankara, resmi dilimiz Türkçe olarak İstiklal Marşımızı bağıra bağıra söylemeye ve Türk milleti için bölünmez bütünlüğü herkese hatırlatmaya devam edeceğiz. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum."
Canpolat Usta: "Sizler vatan için hiç tereddüt etmeden canlarını feda eden kahramanlarsınız"
Şehit Piyade Üsteğmen Oğuz Kağan Usta'nın babası emekli Astsubay Canpolat Usta ise şöyle konuştu:
"Şehitlik kutsal bir ülkü veya inanç uğruna hayatını kaybedenlere verilen unvan ve yüce bir mertebedir. Şehitlerimiz vatan ve millet uğruna canlarını vererek, kendinden sonra gelen kuşaklara en kutsal hak yaşam hakkını kazandıran toprak altındaki köklerimizdir. Bu köklere bağlı ulusumuzun tarihi, övünülecek sayfalarla doludur. Şanlı bir tarihe sahip olan Türk milleti, askerlik şerefini, milletinin haysiyetini ve onurunu, varlığının çok üzerinde gören, tarih boyunca zaferden zafere koşan, kurduğu 16 büyük devletle her yerde medeniyet izlerini bırakan bağımsızlığı, özgürlüğü ve şerefi için canını ortaya koymaktan çekinmeyen büyük bir millettir. Tarih boyunca millet ve vatan sevgisinin en güzel örneklerini göstermiş olan Türkler, tarihin altın sayfalarına sayısız destanlar ve eşsiz zaferler kazandırmışlardır. Ülkemizin bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve Cumhuriyet uğruna canlarını hiçe sayarak ölüme koşan, yurdumuzun ve dünyanın dört bir köşesinde, şehitliklerde görevini yapmış olmanın huzuru içinde yatan kahraman evlatlerımız, sizler vatan için hiç tereddüt etmeden canlarını feda eden kahramanlarsınız.
"Bu vefakarlık, duyduğumuz acıyı hafifletmekte ve daima bizlere destek olmaktadır"
Sayın Başkanım, bugün burada bu vesile ile bizleri asla yalnız bırakmayan sizin zatialinizin her zaman maddi ve manevi desteğini daima yanımızda hissettiğimizi ve buna müteşekkir olduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim. Bu vefakarlık, duyduğumuz acıyı hafifletmekte ve daima bizlere destek olmaktadır. Bu duygularla başta devletimizin kurucusu ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları olmak üzere, şu an burada ailesi bulunan veya bulunmayan tüm aziz şehitlerimizi ve oğlum Şehit Piyade Üsteğmen Oğuz Kağan Usta'yı özlem ve minnetle anıyor, ebediyete irtihal eden kıymetli gazilerimizide anarak onlara Allahtan rahmet, hayatta olan gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyorum."




