Akdoğan şöyle konuştu:
“Burası olmaz. Burası sağlıklı beslenmemizin son kalelerinden Beypazarı, Güdül, Uruş…”
MYB Madencilik AŞ tarafından yapılması planlanan 4. Grup Sepiyolit Maden Ocağı projesi, yaklaşık 1.862 hektar (18.620 dönüm) alanı kapsıyor. Proje başlangıç noktası Beypazarı Uruş Mahallesi olsa da, Güdül ilçesi sınırlarını da etkileyerek çok sayıda yerleşim yerini tehdit ediyor.
Doğrudan etkilenmesi beklenen mahalleler arasında Tahtacıörencik, Kavaközü, Taşören, Özköy, Kayı, Garipçe, Adalıkuzu, Afşar, Boyalı, Kırkkavak ile Güdül ilçe merkezi yer alıyor.
Akdoğan ve bölge halkı, projenin çevresel ve ekonomik yıkıcı etkilerine dikkat çekti:
- Yaklaşık 25.000 dönüm aktif tarım arazisi ve 142.000 dönüm mera alanı yok olma tehlikesi altında.
- Orman alanları, organik sebze/meyve üretimi, büyükbaş-küçükbaş hayvancılık, kümes hayvancılığı ve arıcılık faaliyetleri ciddi risk altında.
- Yerüstü ve yeraltı suları, baraj ve göletlerin doğal döngüsü bozulacak.
- Bölge iklimi olumsuz etkilenecek, hibe destekli tarım ve hayvancılık projeleri zarar görecek.
- Arkeolojik sit alanları ve ören yerleri tehdit altında.
- “Slow City” unvanına sahip Güdül’ün turizmi darbe alacak.
- Maden nakliyesi nedeniyle karayolu trafiği artacak, hava ve görüntü kirliliği yükselecek.
Sepiyolit madeninin çıkarılması sırasında oluşacak büyük toz bulutları nedeniyle hava kalitesinin bozulacağı, insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıyacağı belirtiliyor. Bu madde, geçirgenliği yüksek yapısıyla kedi kumu ve bazı kozmetik ürünlerde kullanılıyor.
Türkiye’nin dört bir yanında doğa felaketleri yaşanırken, Ankara’nın bu bereketli bölgesinde yeni bir maden skandalına izin verilmeyeceği ifade ediliyor.




