İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG)’nin verilerine göre 2013’ten bu yana en az 852 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Ölenlerin 730’u erkek, 122’si kız çocuğuydu; 98’i mülteci veya göçmendi.

TBMM'de Motokuryelerin Sorunları Gündemde
TBMM'de Motokuryelerin Sorunları Gündemde
İçeriği Görüntüle

Yaşamını yitirenlerin 291’i 5-14, 561’i 15-17 yaş grubundaydı. Ölümlerin yüzde 52’si tarım ve orman, yüzde 13’ü inşaat ve yol, yüzde 8’i konaklama, yüzde 7’si metal, yüzde 3’ü gıda işkolunda meydana geldi.

Öğrenci Sendikası’nın hazırladığı MESEM Raporu kapsamında Gebze’de sisteme kayıtlı 14-18 yaş arasındaki 926 öğrenciyle anket yapıldı. Öğrencilerin yüzde 58.1’i haftanın yedi günü, yüzde 709’u günde 12 saatten fazla çalıştığını söyledi. Yüzde 90.5’i iş kazası geçirdiğini, kaza geçirenlerin yüzde 89.9’u ise hastaneye götürülmediğini belirtti. Ankete katılanların yüzde 88.9’u işyerinde düzenli denetim yapılmadığını, yüzde 91b4’ü meslek alanı dışında çalıştırıldığını, yüzde 89b6’sı okula düzenli devam edemediğini ifade etti.

Öğrencilerin yüzde 97.8’i küfür veya hakarete, yüzde 96.8’i fiziksel şiddete maruz kaldığını bildirdi. Veriler, Gebze’de ankete katılan öğrencilerin beyanlarına dayanıyor.

Çocuk işçiliği alanındaki çalışmalarıyla bilinen araştırmacı-yazar Özgür Hüseyin Akış, mesleki eğitim sisteminin 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun ardından piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürüldüğünü belirtti.

CİNAYETLER ARTIYOR’

“MESEM çocukları ucuz işgücü haline getirdi” diyen Akış, “Bu modelle piyasanın gereksinimi olan nitelikli işgücünün yetiştirilmesi amaçlandı. Aslında kalifiye ara eleman adı altında ucuz işgücü yetiştirmenin yolu açıldı” ifadelerini kullandı.

Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı’nın yürütüldüğü 2017-2023 döneminde MESEM’in yaygınlaştırılmasının çelişki oluşturduğunu söyleyen Akış, “Devlet destekli çocuk işçiliği, çocuk iş cinayetlerini de artırıyor. 2023 yılından bugüne MESEM’li en az 20 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi” dedi.

Çocuk işçiliğinin vicdani çağrılarla çözülemeyecek yapısal bir sorun olduğunu vurgulayan Akış, “Yoksulluğun ortadan kaldırılması için kamucu ekonomik modelin kurulması ve eğitimin eşit, parasız, kamusal hak temelinde yeniden belirlenmesi çocuk işçiliğiyle mücadelenin olmazsa olmazıdır” diyerek sözlerini noktaladı.