Yıldızlar Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerinin ve Bağımsız Maden-İş Sendikasının, ücret ve tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları yürüyüş devam ediyor.
Ankara girişinde maden işçilerini ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, devletin vergi ve ceza toplarken gösterdiği hızı, işçi haklarını korurken göstermediğini vurgulayarak, emeğinin karşılığını alamayan işçilerin sahipsiz bırakıldığını söyledi. Karasu, şu ifadeleri kullandı:
"Vergi borcu olduğu anda hemen arabanıza, evinize haciz koyuyor. Trafik cezası yiyorsunuz, devlet geliyor; bütün banka hesaplarınıza, gayrimenkullerinize haciz koyabiliyor. Peki 4 aydır, 5 aydır emeğinin karşılığını alamayan, alın terinin karşılığını alamayan sizlerin hakkını savunmaya gelince niye yoklar? Firmalar zenginliklerine zengin katıyorlar. Bunu nasıl yapıyorlar? Ne yazık ki bu ülkede vahşi kapitalizmi sonuna kadar uyguluyor, alın terini çalıyor, emekçinin hakkını çalıyorlar. Kendilerine zengin oluyorlar. Yedi kat yerin altına giren, her gün ölümü hisseden, her gün mücadele eden, her gün tehlikeyle burun buruna gelen sizler niçin çalışıyorsunuz o tehlikeli işlerde? Ayın sonu geldiğinde maaşınızı alıp çocuklarınızın eğitim ihtiyacını karşılamak, ekmek parasını karşılamak, geleceğini kurmak için mücadele etmek için."
"Sonuna kadar arkanızdayız, yanınızdayız, omuz omuzayız"
İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ancak ölümlü kazalardan sonra hatırlandığını belirten Karasu, bakanlığın denetim görevini yapmadığını belirterek, şöyle konuştu:
"Çalışma Bakanlığı gelip o fabrikada iş güvenliği noktasında hiçbir çalışma yapıyor mu? Yapmıyorlar. Ne zaman geliyorlar? Kaza olacak, birileri ölecek, o zaman gelip o fabrikada akılları başlarına gelecek. Bu ülkede en ucuz şey işçinin sağlığıdır. Bu ülkede en ucuz şey emektir. Bu ülkede en ucuz şey canınızdır. Sizlerin mücadelesi ekmek mücadelesi. Ne yazık ki, geldiğimiz bu düzen kara düzendir. Bu düzen, her gün zenginin parasına para kattığı, vergisini kaçırdığı, her gün zenginleştiği, emekçilerin, milyonların bu ülkede her gün yoksullaştığı, her gün açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkum olduğu bir kara düzendir.
Bu kara düzeni hep beraber değiştirmek zorundayız. Bu soğuk havada günlerdir yürüyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentine 100 km mesafede ne yazık ki sizin bu yaşamış olduğunuz mağduriyeti kimse duymuyor. Herkes rahatında, herkes saraylarda ama siz emeğinizin, alın terinizin karşılığını alabilmek için yollarda yürümeye devam ediyorsunuz. Sonuna kadar arkanızda olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yanınızdayız, omuz omuzayız. Bu haklı mücadelenizde de başarıya ulaşmanız için, zafere ulaşmanız için elimizden ne geliyorsa seve seve de yapmaya hazırız."




