Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelere yaymak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, operanın dünyaca ünlü isimlerini Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Orkestra bu kapsamda "Yeni Yıl Buluşması" konser serisinin ilkini, Congresium Ankara’da gerçekleştirdi.
Başkent izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği konseri 3 binden fazla sanatseverin yanı sıra iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından pek çok davetli izledi.
Dünya çapında birçok büyük operada başroller seslendiren ünlü tenor Murat Karahan ve sahne karizması ile vokal derinliğiyle tüm zamanların en önemli sopranoları arasında yer alan Angela Gheorghiu, muhteşem performanslarıyla unutulmaz bir geceye imza attı.
Depremin izlerini dayanışmayla sildi
Limak’ın 50. yılı dolayısıyla düzenlenen konserde, Limak Vakfı’nın 10 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programında bursiyer olan İrem Menken açılış konuşmasını yaptı. İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Menken, memleketi Hatay’da yaşadığı 6 Şubat depremleri sonrası kaybettiği umudu "Türkiye’nin Mühendis Kızları" ile yeniden kazandığını belirterek, “Bu program bana sadece eğitim değil, en zor zamanımda yeniden ayağa kalkma gücü ve yalnız olmadığımı hatırlatan dev bir aile sundu; bugün burada geleceğe güvenle bakan bir mühendis adayı olarak durabiliyorsam, bu dayanışmanın sayesindedir” sözleriyle izleyicilere duygusal anlar yaşattı.
Operadan çağdaş eserlere senfonik buluşma
Yaklaşık iki saat süren ve renkli görüntülere sahne olan konserin ilk bölümünde, Handel’in Rinaldo operasından aryalar, Verdi’nin Macbeth eserinden seçkiler, Bizet’nin Carmen’i ile Puccini’nin Turandot operasından bölümler gibi opera repertuvarının seçkin örnekleri yer aldı. Konserin devamında Somewhere Over the Rainbow, Parla Più Piano, Non ti scordar di me ve Rodrigo’nun Concierto de Aranjuez’i gibi çağdaş ve popüler repertuvardan eserler, orkestranın yorumu ve solistlerin sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Salonu dolduran izleyicilerin tempo tutarak eşlik ettiği performanslar, uzun süre ayakta alkışlandı.
Operanın yıldızları İstanbul’da buluşacak
Limak Filarmoni Orkestrası, yeni yıl konserlerinin ikincisinde 5 Şubat’ta (bugün İstanbul Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Biletleri günler öncesinde tükenen konserlerin tüm geliri, Limak Vakfı tarafından 11 yıldır başarıyla sürdürülen ve Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından Türkiye’nin Mühendis Kızları programından faydalanan kadın mühendislik öğrencilerinin eğitiminde kullanılacak.
Limak Filarmoni Orkestrası hakkında
Çok sesli müziği geniş kitlelere ulaştırma hedefiyle 2017’de Limak Vakfı tarafından kurulan Limak Filarmoni Orkestrası, sanatseverleri müziğin birleştirici ve iyileştirici gücüyle buluşturuyor. Orkestra, 9 yıldır başarıyla sürdürdüğü konserlerin yanı sıra dijital projelerle de sanatseverlere ulaşıyor. Projelerine uluslararası bir boyut kazandıran Orkestra, operanın dünyaca ünlü isimleriyle aynı sahneyi paylaşıyor.
Murat Karahan
Türkiye’nin yetiştirdiği dünyaca ünlü sanatçı, tenor Murat Karahan, Ankara Bilkent Üniversitesi’nin doktora düzeyindeki müzik eğitimi yanında, Santa Cecilia Akademisi’nde soprano Renata Scotto ve Akademi başkanı Prof. Bruno Cagli’nin de özel öğrencisi oldu. Kariyerinin başından itibaren Berlin Staatsoper, Berlin Deutscheoper, Münih Bayerische Staatsoper, Opera Frankfurt, Wiener Staatsoper, Teatro di San Carlo Napoli, Teatro Massimo di Palermo, Teatro Regio Torino, Teatro Regio Parma, Arena di Verona, Madrid Teatro Real, Las Palmas Opera, Bolshoi Theatre, Latvian National Opera gibi dünyanın en önemli opera evleri ve konser salonlarında, Tosca, Il Trovatore, Aida, Turandot, Carmen, Cavalleria Rusticana, Macbeth, Manon Lescaut gibi, 40’tan fazla eserin başrolüne sahip çok geniş repertuarı ve Türk müziğinden dünya müziğinin seçkin örneklerine uzanan çeşitlilikteki özgün performanslarıyla sahne almaya devam ediyor. Karahan, bugüne dek, klasik müziğin duayenleri Zubin Mehta, Daniel Oren, Marco Armiliato, Placido Domingo, Francesco Ivan Ciampa gibi büyük orkestra şefleri eşliğinde, Angela Gheorghiu, Anna Netrebko, Sonya Yoncheva, Anna Pirozzi, Kristine Opolais, Anita Rachvelishvili gibi pek çok özel isim ile sahne aldığı sayısız opera temsilleri ve konserleriyle büyük başarılara imza atmış, Türkiye yanında La Repubblica, La Stampa, La Provincia gibi dünyanın önemli basın organlarındaki övgü dolu haberleri ve röportajlarıyla da adından çokça söz ettirmiştir. 2018-2023 yılları arasında, “Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni” olarak da görev yapan Karahan, Türk kültürünü evrensel boyutlarda opera ve bale sahnesine taşıyan Troya, Yeniden Doğuş, Göbeklitepe ve Sinan gibi çok büyük çaplı eserlerin bestelenip sahnelenmesi, dünyaca ünlü isim ve prodüksiyonların sahnelerimizde sıkça yer alması gibi adımlarla, her sezon seyirci hasılat rekorları kırılarak, ülkemizde opera ve balenin geniş kitlelere tanıtılmasında büyük rol oynadı. Aldığı pek çok ödülün yanında, sanata vermiş olduğu üstün hizmetlerinden dolayı, İtalya Cumhuriyeti Üstün Hizmet Liyakat Nişanı ‘Ordine al Merito della Repubblica Italiana’yı aldı.
Angela Gheorghiu
Dünyanın en seçkin opera sahnelerinde sergilediği yorumlarla çağın en önemli sopranoları arasında gösterilen Rumen soprano Angela Gheorghiu, Bükreş Ulusal Müzik Üniversitesi’ndeki eğitiminin ardından uluslararası kariyerine 1992 yılında Royal Opera House Covent Garden’da, La bohème operasında seslendirdiği Mimì rolüyle güçlü bir çıkış yaptı. Bu performans, sanatçının kısa sürede dünya opera sahnesinin aranan isimlerinden biri haline gelmesinde belirleyici oldu. Kariyeri boyunca Metropolitan Opera, Teatro alla Scala, Wiener Staatsoper, Paris Opéra, Berlin Staatsoper, Arena di Verona ve Teatro di San Carlo Napoli gibi dünyanın en prestijli opera evlerinde başroller üstlenen Gheorghiu; La Traviata, Tosca, Adriana Lecouvreur, La bohème, Manon Lescaut, Faust ve Roméo et Juliette gibi pek çok eserdeki yorumlarıyla uluslararası eleştirmenlerden büyük övgü aldı. Zengin repertuvarı, güçlü sahne duruşu ve karakter yorumlarındaki derinliğiyle tanınan Angela Gheorghiu, bugüne dek Zubin Mehta, Antonio Pappano, Riccardo Muti ve Daniel Oren gibi dünyanın önde gelen orkestra şefleriyle çalıştı. Sanatçı, uluslararası müzik otoriteleri tarafından verilen Gramophone Awards ve Echo Klassik gibi önemli ödüllere layık görülürken, opera sahnesindeki başarılarının yanı sıra resital ve konserleriyle de klasik müziği geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor.
Mikhail Agrest
Uluslararası opera ve senfonik repertuvardaki yetkinliğiyle çağdaş orkestra şefleri arasında özel bir yere sahip olan Mikhail Agrest, müzik eğitimine Saint Petersburg’da başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde Indiana University Jacobs School of Music’te keman eğitimi alan Agrest, şeflik çalışmalarını ise Saint Petersburg Devlet Konservatuvarı’nda, efsanevi pedagog Ilya Musin ile sürdürerek kariyerinin temelini attı. 2001–2010 yılları arasında Mariinsky Theatre’da Valery Gergiev ile yakın çalışma yürüten Agrest, bu dönemde opera, bale ve senfonik repertuvarda edindiği derin deneyimle uluslararası sahnelere açıldı. Kariyeri boyunca Metropolitan Opera, Royal Opera House Covent Garden, Semperoper Dresden, Opernhaus Zürich, Teatro di San Carlo Napoli, English National Opera, Paris Opéra, Swedish Royal Opera ve Opera Australia gibi dünyanın önde gelen opera evlerinde sahne aldı. Senfonik alanda ise Staatskapelle Dresden, Orchestre Philharmonique de Radio France, BBC Symphony Orchestra, London Philharmonic Orchestra, Seattle Symphony, Vancouver Symphony Orchestra ve Tokyo Symphony Orchestra gibi önemli orkestralarla konserler yöneten Agrest, opera ve senfonik müzik arasındaki dramatik dengeyi güçlü bir anlatımla kurmasıyla tanınıyor. Operanın yanı sıra bale repertuvarında da önemli yapımlara imza atan Mikhail Agrest, yorumlarındaki müzikal berraklık, orkestral renk zenginliği ve sahneyle kurduğu bütüncül ilişki sayesinde, günümüzün uluslararası ölçekte en çok davet edilen şefleri arasında yer alıyor.
ADVERTORIAL YAYIN