Doğurganlık Oranları TBMM Gündeminde

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ‘Türkiye’nin demografik dönüşümü’ gündemiyle toplandı. Toplantıda sunum yapan Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü Müdürü Prof. İsmet Koç, Türkiye nüfusunun artık yaşlı bir nüfus olduğunu ancak bunu değiştirmek için 2040'a kadar bir 'fırsat penceresi' bulunduğunu söyledi. Koç, araştırmalara göre doğum oranı düşmesine rağmen Türkiye'deki kadınların çocuk doğurmak istediğini ancak çeşitli engellerden yapmadığını ifade etti.

Gündem 24.05.2024, 07:15
Doğurganlık Oranları TBMM Gündeminde

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda (KEFEK) Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu temsilcileri, komisyon üyelerine ‘Türkiye’nin demografik dönüşüm süreci ve nüfus politikaları’ hakkında bilgi verdi. 

"Uygulanabilir çözümler geliştirilmeli"

Komisyon Başkanı Çiğdem Erdoğan Atabek şunları söyledi:

"Sosyal ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle hem ülkemizde hem de dünyada büyük bir demografik dönüşüm yaşanmaktadır. Bu çerçevede kadın politikalarının şekillenmesinde kadın erkek eşitliğinin uygulanmasında, Türkiye'nin demografik yapısı ve bu alanda yaşanan gelişim ve dönüşümün son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye genelinde yerelde ve merkezde kadın alanında politika üretirken, plan ve programlar yaparken demografik verilerin gözetilmesinin somut ve uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesi adına hayati öneme sahip olduğunun farkındayız. Nitekim son yıllarda Türkiye'de de doğum oranlarında dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Her alanda olduğu gibi nüfus politikaları alanında da uluslararası çalışmalarla birlikte çalışmayı ve katkılarını almayı önemsiyoruz."

"Sorun nüfusun yaşlanması değil buna hazır olmak"

UNFPA Program Koordinatörü Aysel Yüksel de şunları söyledi:

"Dünya'da da genel bir trend olarak doğurganlığın düştüğünü, insanların yavaş yavaş yaşlanmaya doğru evrildiğini görebiliyoruz. Ölüm ve doğurganlık bir süre sonra dünya genelinde birbirini yakalamaya başladı. Haliyle ölümlülüğün de azaldığı doğurganlığın da azaldığı bir dönemde artık nüfusun artış hızı azalmaya başladı. Dünyada neredeyse bütün ülkeler bu paterni devam ettiriyor. Farklı zaman aralıklarında olmakla beraber hepimiz önce yükselen bir nüfus, sonra ise azalan bir nüfusa doğru ilerliyoruz. Dünyanın nüfusu şu aşamada 2022 yılında 8 milyar olarak hesaplandı, 2080'e kadar bu oran artmaya devam edecek. 2080 döneminde 10 milyara eriştikten sonra şu anki hesaplamalar üzerinden bu nüfusun bir süre devam etmesi bekleniyor. 'Doğurganlığımız azalıyor fakat hala büyümeye devam ediyoruz' diyoruz bunun da sebebi aslında doğurganlığın yüksek olduğu dönemden getirdiğimiz genç nüfusun hala orta yaş grubu olarak sürmesi. Nüfusun azalması için dolayısıyla biraz daha zamana ihtiyacımız var."

Yüksel, Batı Avrupa ülkelerinde yaşlanma paterninin yaklaşık 200 yıl önce başladığını, dolayısıyla yaşlı bakımına ilişkin sosyal ve ekonomik koşulların oluştuğunu ve bu durumun olumsuz etkilerinden daha az etkilendiklerini anlattı. Türkiye'nin bu düşüşe çok hızlı bir zaman aralığında ulaştığını söyleyen Yüksel, "Sorun yaşlanmakta değil, ülkenin buna hazırlıklı olup olmamasında" dedi. Yüksel, "Kıta Avrupası'nda insanlar belirli bir refah seviyesine ulaştıktan sonra yaşlanmaya başladılar. Haliyle yaşlanmayla ortaya çıkacak olan sorunları absorbe edebilecek kadar zamanları ve varlıkları vardı" ifadelerini kullandı.

"Doğum yaşı 25-29 yaş aralığına kaydı"

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç da şunları söyledi:

"Bizi en çok şaşırtan şey nüfus artış hızımızın binde 1,1 olarak açıklanması oldu. Bu gerçekten çok önemli bir düşüş. Nüfusumuz 85,4 milyon civarında. Bugünkü doğurganlık eğilimleri böyle devam ettiği takdirde nüfusumuzun 2040-2050 yıllarında 94 milyona ulaşıp orada kalacağı ve durağan bir yapıya ulaşacağı beklentisi var. Bu noktadan sonra ise nüfusumuz azalmaya başlayacak. Şu an kadın başına Türkiye'de düşen doğum sayısı 1,51 olarak açıklandı. Bu, birçok Avrupa ülkesinden daha düşük bir oran. Batı Avrupa ülkelerinin avantajı zenginleşerek bu dönüşümü tamamlamaları oldu. Türkiye'nin ise en önemli dezavantajı henüz zenginleşmeden bu doğurganlık dönüşümünü tamamlamış olması oldu. Türkiye'de çok uzun yıllar 20- 24 yaş grubundaki kadınlar en yüksek doğurganlığa sahipti. Günümüzde bu 25- 29'a kaydı çünkü doğurganlık artık evlilik içinde erteleniyor. Eskiden doğurganlık evlendikten 18 ay sonra gelirken şimdi 24-36'ya doğru kaymaya başladı. Önemli bir nokta; Türkiye'de ideal çocuk sayısı gerçekleşen çocuk sayısından daha yüksek. Bu aslında şunu gösteriyor, kadınlar aslında doğum yapmak istiyorlar ama doğum yapmalarının önünde bazı engeller var demektir. O engellerin ortadan kalkması durumda kadınlar doğum yapmak isteyecek durumdalar. 

"Demografik fırsat penceresi henüz kapanmadı"

Türkiye artık uluslararası sınıflamalarda 'yaşlı nüfusa sahip ülke' konumunda. 65 yaş üzeri vatandaşlar nüfusun yüzde 10'unun üzerinde. Türkiye'de eskiden üç çocuklu ailer yaygındı, artık iki çocuklu ya da tek çocuk normunun oturmaya başladığını görüyoruz. Bazı bölgelerimizde çocuksuzluğun bir norm haline dönüşmeye başladığını görüyoruz. Demografik fırsat penceresi yaklaşımına göre ülkelerde yaşlı nüfus henüz yüzde 15'e ulaşmamışken, çalışma çağı nüfusları da artma eğilimine devam ederken ülkelerin bu pencereye girdiği söyleniyor. Türkiye'nin 2005- 2010 döneminde bu fırsat penceresine girdiğini biliyoruz. Türkiye'nin önünde 20 yılı daha var. 2045 döneminde bu pencerenin kapanması bekleniyor. Çalışma çağı nüfusunu verimli alanlarda istihdam edebilirsek Türkiye ekonomisinin sıçrama yapması mümkün."

"Sağlık harcamalarında dönüşüm yaşanacak"

UNFPA Program Koordinatörü Dr. Gökhan Yıldırımkaya da sağlık harcamalarında yaşanması beklenen yapısal dönüşüme işaret etti. Yaşlı nüfusun artması ile birlikte sağlık çalışanlarının yeni doğan branşlardan yaşlı bakımına kayacağını anlatan Yıldırımkaya, uzaktan yapılacak sağlık hizmetlerinin de artması gerektiğini belirtti. T=

ürkiye'de 65 yaş üstü özellikle kadın nüfusunun okur yazar olmamasının, evde ve dijital sağlık hizmetlerini kullanma konusunda sorun yaratabileceğini belirten Yıldırımkaya, benzer bir dönüşümün eğitim alanında da olabileceğine işaret etti. İlkokul çağında şu an 5 milyonu bulan çocuk sayısının 2050 yılında 3,3 milyona düşeceğini söyleyen Yıldırımkaya, bu okulların da dönüşümü noktasında çalışamalar yapılabileceğini, yaşam boyu öğrenme merkezi gibi projelere yönelim olabileceğini belirtti.

"Türkiye'deki göçmenlerin de doğurganlık oranı azaldı"

Sunumların ardından soru soran milletvekilleri özellikle Türkiye'de resmi rakamlara göre 6 milyonu bulan göçmenler ile Türkiye'nin doğurganlık rakamlarının farklılığına dikkati çekerek, bunun ülke açısından nasıl bir sorun teşkil edebileceği konusuna değindi. Sorulara yanıt veren Dr. Gökhan Yıldırımkaya, şunları söyledi:

"Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun 2010 yılında ilk göç hareketi başladığında yapmış olduğu çalışmaya göre Suriyeli göçmenlerin doğurganlık oranı 5,3'tü. 2024 yılında da bu araştırma yapılırsa bu sorunun yanıtı orada saklı fakat yaptığımız ara ölçümlerde şunu gördük; 5,3, 4,1'e düştü ve arzulanan çocuk sayısı da 3,5'e doğru azalmaya başladı. Türkiye'deki sosyal yapıyla etkileşimle Suriyeli kadınların doğurganlık tercihi azaldı fakat karşılanmamış aile planlaması ihtiyaçları yüzde 21. Yani bizim bu hizmetleri sunmamız gerekiyor, Göç Sağlığı Merkezleri'nde."

Yorumlar (0)
banner8
12
az bulutlu
banner9
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21