Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş şunları ifade ediyor:
Bugün bugün burada toplanmamızın sebebi birdenbire son günlerde artan dezenformasyon, karalamalar, ve kamuoyuna yanlış aksettirilen bilgiler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla buradayız. Dezenformasyon öyle arttı ki biraz sonra sunumun içerisinde göreceksiniz.
Tamamen yalan, yanlış bilgiler ve insanları paniğe sürükleyecek bilgiler. Bunların hepsini savcılığa intikal ettiriyoruz ama planlı bir şekilde bir organize çalışmaları olduğunu da Ankara halkının bilmesini isterim. Bu nedenle ilk başta başlarken sadece basın toplantının başında görülmesini istediğim için buraya koydum. Dezenformasyonla ilgili bir video görüntüsü var. Ondan sonra asıl toplantı konusuna devam edeceğim. Lütfen izleyin...
"AKILLARINI PEYNİR EKMEKLE YEMİŞLER"
(İzletilen video hakkında) Evet, burası Hıdırlık. Şükran Anıtı ve Şehitler Anıtı. Şimdi televizyonlara İletişim Başkanlığından talimat gitmiş. Oradan sürekli bu haliyle yayın yapın. O kuleyi iki kuleyi gösterin demiş. O iki kulenin maliyetinin de 2.2 milyar olarak yaygara edecekler. Bunlar aklını peynir ekmekle yemiş. Kim inanır buraya benim 2.2 milyar lira harcadığımı.
Henüz yarım inşallah bittikten sonra projeyi gördünüz. Ankara halkına yakışır. Cumhuriyeti kuranlara şükran anıtı.
Arka tarafında tüm şehitlerimizin isminin bulduğu Ankaralılar için çok nefis bir rekreasyon anıtı ortaya çıkacak ve inşallah açılışını hep birlikte yapacağız.
SU KESİNTİLERİ HAKKINDA AÇIKLAMA
Bugün aslında su konusunu konuşmak için bu basın toplantısını düzenledim. Dünyanın içinden geçtiği süreç sıradan bir kuraklık değil. Bu bilim insanlarının adını koyduğu şekliyle bir iklim kırılmasıdır.
Yani eski düzenin bittiği yeni ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri açıkça söylüyor. Akdeniz havzası Türkiye'nin de içinde olduğu bu kuşak dünyada en hızlı kuruyan bölge haline geldi. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor. Yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor.
Bu küresel tablo Elazığ'ı da vuruyor. Kayseri'yi de, Konya'yı da, Malatya'yı da Yurdun çeşitli yerlerini ve elbette Ankara'yı da. Bugün Ankara tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşıyor. Bunu tahminle değil rakamlarla söylüyoruz.
Bakın nüfusumuz artarken barajlara gelen su azalıyor. 1994'te Ankara'da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü. 2008'de 45 metreküptü. 2025'te bu rakam 19 metrekübe düştü. Yani Ankara su açısından oldukça yarıdan fazla fakirleşmiştir. Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yandan her geçen yıl daha az gelen su.
Az önce ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri işte bu gerçeğin fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo iklim krizinin Ankara'ya düşen payıdır. Bizim görevimiz şudur arkadaşlar. Bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır.
"200 GÜN HEMEN GEÇER"
Ben bugün burada Ankara'ya izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. Ankara'nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğinizde göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Bunu da söyleyeyim size. Şimdi zaman zaman siyasiler var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı gibi saçma sapan konuşmalar yapıyorlar. Dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz su yani barajlardan şehre gelecek suyun su alma yapısının altında. Su neden verilemiyor deyince meşhur bir barut fıkrası vardır. Hepiniz bilirsiniz. Asker gelmiş askere gelmiş komutan sormuş. Niye savaşı kaybettiniz? Anlat bakayım demiş. Bir, barut bitti. Komutan demiş ki gerisini sayma gerek yok.
"GEREDE PROJESİNDEN DAMLA GELMİYOR"
Su yok. Sizin 2050'ye kadar yetecek dediğiniz baraja Gerede projesinden damla gelmiyor. Su yok. Olay bu kadar basit. Ha bunu da mazeret etmeden elbette bir yönetici olarak şehre nasıl, ne şekilde su vereceğimizin de elbette tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz. Şimdi bir noktaya değinmek zorundayım.
ANADOLU AJANSI'NA TEPKİ
Bu mecralarda özellikle her gün Kuraklık Türkiye'ye vurdu diye haber servisi yapan Anadolu Ajansı. Ankara olunca enteresan bir tablo çiziyor. Şehir susuz kaldı. Evlerde su yok. Ankara çöktü. Bakın sıcak kar kuraklığı nedeniyle su kaynakları yeterince beslenemiyor diye haber yapıyor Anadolu Ajansı. Haber Türk. Acil önlem alınmazsa su krizi ilk olarak tarımı, ardından büyük şehirlerdeki yaşamı vuracak diye yazıyor. Yani ortam kuraklık, iklim krizi ortada. Hatta kameraları alıyorlar, mahalle mahalle, bina bina gezilerek sanki bir şehirde hayat durmuş gibi bir algı üretiliyor.
CEM KÜÇÜK'ÜN TGRT YAYININA TEPKİ
(İktidar medyasından Cem Küçük'ün TGRT Haber'deki yayınına tepki) Bugün sabah belediyeye gelirken TGRT'de haberde CHP'li belediyelerde su kesintileri yaşanıyormuş. Bunun için de fiyatları artmış diye haber yapılmış. Bakın görüntüyü görüyorsunuz. Şimdi bu ne demek biliyor musunuz? Benim gördüğüm kadarıyla Elazığ Belediyesi'nde su yok. Konya'da sıkıntı var. Bütün Türkiye'de bütün belediyelerde su sıkıntı var. Amaç şu: CHP'li belediyeler şehri susuz bıraktı demek.
"CHP'Lİ BELEDİYELERE OPERASYON VAR"
Ve bunun gibi dezenformasyon politikalarını devam ediyor. Aslında bütün mitinglerde yaptığım bir konuşma vardı. 2031 Mart'tan sonra yeni seçilen belediye başkanlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarda bir yıl sonra yapılan anketlerde başarı oranı yüzde 58 çıkmıştı. Bu ne demektir? Yüzde 58 deyince en erken yapılacak seçimde iktidarın değişmesi demektir. O zaman ne yapılması lazım? Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin bir defa puanlarının düşürülmesi lazım. Operasyonlar başladı bildiğiniz gibi. Dezenformasyon başladı. Silkeleyin bunları gibi yeni seçilen belediye başkanlarımız eskiden aldıkları sigorta, vergi borçları yüzünden hacizlere uğramaya başladı vesaire. Bütün amaç başarılı olan belediyeleri, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı bir operasyon var ve bu maalesef İletişim Başkanlığından başlamak üzere verilen bir talimatla... Baktığınız zaman yazarların birçoğu da aynı konuya değinerek hiçbirisi Aski'den, Büyükşehir'den bilgi almadan rastgele bilgilerle ezbere konuşarak bu dezenformasyona katkıda bulunuyor.
"SUYU KESİLENLER ELİNİ KALDIRSIN" DEDİ
(Basın toplantısında yer alan kişilere Yavaş, suyu kesilenlerin elini kaldırmasını istedi. Yaklaşık 200 kişinin olduğu görüldüğü salonda yalnızca 3-4 kişi elini kaldırdı)
Evet, ben şimdi buradan bulunanlara bir şey sormak istiyorum. Geçen ben Belediye Meclisi'nin grup toplantısında 100 kadar arkadaşımız buradaydı sordum. Arkadaşlar çok samimi olarak söyleyin. Kaçınızın suyu kesildi dedim. O gün için 7 kişi çıktı. Çok samimi olarak söylüyorum. Evet su kesintisi oldu. Biraz sonra anlatacağız. Buradaki bütün hazır soruyorum. Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Kaldırsın elini. Kaldırın arkadaşlar suyu kesilenler kaldırsın. Evet kaldırıyor, kaldırın. Evet gördüğünüz gibi su kesintisinden mağdur olan insan sayısı Ankara'da 2.600.000 abonemizin çok çok altında. Biraz sonra şehre verilen suyu gördüğünüz zaman gerçek durumu göreceksiniz. Bizim görevimiz gerçeği saklamak değil, net bir şekilde halkla bunları paylaşmak. Evet, ne yazık ki bazı siyasiler bu hayati meseleyi çözüm üretmek yerine polemik konusu yapıp köpürtüyor. Haşa işlerine biri kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor. Onları televizyon ekranlarında gördükçe katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş. Kalkmış bunları anlatıyorlar. Şimdi Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Ben burada Ankara halkına tekrar bu paylaşımları vermek istemiyorum. Çünkü eski dönemde şunlar olduydu. Bizim dönemde de bu. Böyle bir kıyasa ihtiyacımız var arkadaşlar.
ASKİ TARİFESİNİ AÇIKLADI
Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz. Şimdi Ankara'yı bu ağır küresel krize rağmen nasıl susuz bırakmadığımızı, hangi yatırımlarla, hangi tekniklerle ve hangi fedakarlıkla suyumuzu korumaya çalış çalışacağımızı anlatıyorum. Görevi aldığımızda Aski'nin durumu nedir? Bu kare kodunu verdik mi? Verildi mi? Evet kare koduyla inşallah bunu indirmişsinizdir. En sonunda tekrar verelim. Bu bilgilerin hepsini bir şekilde telefonlarınıza indirin ki en azından burada tek tek saymaya vakit yok. Ankara halkı için neler yapmışız? Bunların birçoğunu Aski'nin o kısıtlı bütçesiyle neler yaptığımızı anlatacağım. Şimdi zaman zaman siyasilerden şunu duyuyorum. E canım 7 yıl oldu. Yapsaydın ya. Yani 7 yılda Kesiköprü'den gelen boruları değiştireceksin. Ankara'da birçok biraz sonra göreceksiniz altyapı eksiği var. Onları yapacaksın ve üstelik geçtiğimiz 5 yılda bir sürü engelleme ve bizzat en yetkili siyasi kişilerin söylemleriyle Topal Ördek haline getirilip yapacaksın. Bunları çabuk unuttuk.
Şimdi ekrana koyduğumuz bu 16 tane yapılması gereken projeyi Devlet Su İşleri çok yıllar önce Aski'ye bildirmiş ama Aski bunların hiçbirisini yapmamış. Gördüğünüz gibi burada işaretli kısımların hepsini biz 2019-2026 arasında yaptık. Devam edelim. Biraz hızlı geçeceğiz. Su fiyatlarımız buydu. Aski konut tarifesi şu andaki rakam bu. %85'i gördüğünüz gibi indirimli veya sabit fiyatlı zamsız kullanıyor. Öğrenci evlerine indirim var. Sosyal yardım alanlara 10 m3'e kadar 1 lira ve 51.000 aile bundan yararlanıyor.
Tabii kurum bizim elimizde olunca televizyonlara bakıp bazı siyasilerin, bazı böyle hakarete varır konuşmalar yapan yorumcuları görüyoruz. Merak ettim gerçekten bunların suyu kesilmiş mi diye. Hatta bazı siyasilerin de ekranda elimizde açıklamıyoruz ama eğer gerekirse de açıklanacağı zaman kamuoyuna açıklarız.
O televizyonlarda bağıra bağıra konuşan ortalama 20 küp 20 metreküp su kullanmaya devam ediyor. Hiç su tasarrufu yapmamış. Su tasarrufunu hep beraber yapacağız. Bu problem bütün toplumun problemi haline geldi. O bağıran tweet atan siyasi baktık evinde tam 37 ton kullanıyor aylık. Ve bir tane bir ton dahi şey yapmamış, tasarruf etmemiş. Muhtemelen bahçesini suluyor. Yani ben şundan korkarım. Adeta Ankara halkı susuzluk çeksin diye sonna kadar muslukları açıp boş bırakırlarsa da artık bunlarla da karşılaşacağız diye tahmin ediyorum.
Şimdi son günlerdeki bu dezenformasyonla ilgili dün sosyal medyada yayınlama yayınlar yapıldı. Ve özellikle TRT'nin görevlendirildiği, sosyal medyada yansıdı bu bir dosya haber hazırlıyorlar. Burada Ankara Halkında susuzluk var diye yalan haberler. Arkasından bu Hıdırlık Tepesi ile ilgili arkasında ulaşımla ilgili sürekli olarak bunu gündemde tutacak haberler yapmaya çalışıyorlar. 7 yıldır biz hiçbir şey yapmamışız. Böyle bir haber hazırlıyorlar. Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz. Ve arkasından şunu söyleyecekler. Ankara'da salgın hastalık başlıyor. İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor. Şehir susuz kaldı gibi sahte haberleri de bundan sonra hazır olun. Ama Aski Ankara Büyükşehir'e bağlı. O konuşan insanlar dahi ilçe yöneticileri dahi hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan, halka panik yaratmaktan dolayı da götüreceğiz. Bunların hepsini savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı'na. Sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşının vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Onlarla faaliyet yapıyorsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kullanılan WhatsApp gruplarında su akmayan çeşme bulun. Gidin oradan yayın yapın. Tankerle su verilen bir yer bulun. Ne pahasına olursa olsun görüntü çıkarın şeklinde talimatlar verildiğini bilmediğimizi sanıyorsunuz.
WhatsApp gruplarında bizi sevenler bu yazışmaları bize gönderiyorlar. Ve şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum. O dosya haber yayınlandığı gün TRT hakkında bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım. Bu kadar da değil. Sabah 8 akşam 8 Ankara'nın her noktasına trafik yayını yapacaksınız diye muhabirlere emekçilere baskı kurmuyor musunuz? Onu da biliyoruz. Merak etmeyin. Ankara'da Cumhuriyet tarihi boyunca 2 milyon araç olmuş. 2019'dan 2025'e kadar 2026'nın başına kadar 1 milyon araç eklenmiş.
Şu anda 700.000 nüfus artışımız var. Elbette bunu kurumlarla işbirliği yaparak ve en son teknolojiyi kullanarak çözmek için de Ankara Büyükşehir olarak elbette geleni yapacağız. Sonuna kadar da uğraşacağız. Evet şu imalatları da 2026'ya kadar yapılanları da hızlıca geçelim.
Evet. Aski hangi çalışmaları yaptı ayrıca? Şimdi bakın Aski'nin bütçe gelir gerçekleşmeleri. Topal ördek olduğumuz dönemde Aski'nin su fiyatları çok aşağıda düşürüldü. Kendi dönemlerinde iki mislinden daha fazla para alıp bu parayı başka hizmetlere aktarırken ancak 2019'dan sonra mecliste azınlık olmamız nedeniyle gelirimiz arttı. Bir bakın. 2017'de 40 milyar lira olan Aski'nin geliri 2021'de 13.7, 2014'te 2022'de 14.7'ye indi. 2025'te seçimden sonra ilk defa biz normal fiyat zararının altında olmayan fiyatta şu anda su vermeye başlayabildik. Evet, bütçelerimizin arasındaki 2012-2018'deki Aski'nin bütçesiyle 2019-2025 arasındaki Aski'nin bütçesini de görüyorsunuz. Yapımı tamamlanan büyük çaplı içme suyu hatları var. 220.000 metre çelik içme suyu hattı devam edelim.
İvedik Temelli devam hızlı geçelim. Bu İvedik Temelli Boru hattı 2005 yılı Aski masker master planında Polatlı'ya içme suyu hattını 2014'e kadar tamamlayın denmiş. Yaptılar mı arkadaşlar? Bize geldi. Peki bize geldi. İlk belediye meclis toplantısında Polatlı'ya su götürmek için ihale yapmak için bir kredi talebinde bulunduk. Reddedildi. Mahkeme kararıyla biz ancak bu haklarımızı alıp da Polatlı'nın ihalesini yapabildik. Lütfen 7 yıldır bunları niye yapmayın diyenler ilk 5 yıldaki su fiyatlarındaki ucuzluk ve bu tür engellemeleri lütfen unutmasınlar.
Şu anda Keçiören'de Dünya Bankası kredisiyle yaptığımız 1 milyar liralık bir yatırım var. Devam edelim. Çünkü Keçiören'de geçen insan ölüyordu. 1984 yılında yapılmış nüfus 300.000 arkadaşlar. Hiçbir kanal değişmeden şu anda 1 milyon nüfusa gelmiş. Aynı kanalların yapılması mümkün mü? Şimdiye kadar hiç kimse bu işle uğraşmamış. 1984 yılında yapılmış nüfus....