Gündem

Özgür Özel'den Kurultay Hamlesi: 28 İsim İstifa etti “PM ve MYK Düştü”

CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan kriz yeni bir aşamaya taşındı. Özgür Özel’in iletişim hesabından yapılan açıklamada, göreve döndürülen 57 kişilik Parti Meclisi’nin 28 üyesinin istifa ettiği belirtilerek, CHP Tüzüğü’nün 24/3 maddesi uyarınca Parti Meclisi ve onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu’nun düştüğü savunuldu. Açıklamada, PM üye sayısının 40’ın altına düşmesi nedeniyle 45 gün içinde kurultaya gidilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.

CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan yönetim krizi, Parti Meclisi istifalarıyla yeni bir boyut kazandı. Özgür Özel’in iletişim hesabından yapılan açıklamada, mutlak butlan kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’inin istifa ettiği duyuruldu.

Açıklamada, bu istifalarla birlikte Parti Meclisi üye sayısının CHP Tüzüğü’nde belirtilen sınırın altına düştüğü ve bu nedenle hem Parti Meclisi’nin hem de Parti Meclisi içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu’nun resmen düşmüş olduğu belirtildi.

“57 ÜYEDEN 28’İ İSTİFA ETTİ”

Özgür Özel cephesinden yapılan bilgilendirmede, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde ‘mutlak butlan’ kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti” denildi.

Açıklamada, bu gelişmeyle birlikte Parti Meclisi’nin üye sayısının 40’ın altına düştüğü ifade edilerek, CHP Tüzüğü’nün 24/3 maddesine dikkat çekildi.

TÜZÜKTE 45 GÜN İÇİNDE KURULTAY HÜKMÜ

CHP Tüzüğü’nün 24/3 maddesine göre, Parti Meclisi’nde boşalan üyelikler sırasıyla yedek üyelerle dolduruluyor. Ancak bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısının, üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşmesi halinde Genel Başkan’ın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması gerekiyor.

Özel’in iletişim hesabından yapılan açıklamada, ilgili tüzük hükmü şu ifadelerle hatırlatıldı:

“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”

“PM VE MYK RESMEN DÜŞMÜŞ OLDU”

Açıklamada, 28 istifanın ardından Parti Meclisi üye sayısının tüzükteki üçte iki sınırının altına indiği belirtilerek, “Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu” denildi.

Bu değerlendirmeyle Özgür Özel cephesi, Kılıçdaroğlu yönetiminin parti organları üzerindeki yetkisinin tüzüksel dayanağının ortadan kalktığını savundu.

BİLGİLENDİRME

Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti…

DİSİPLİN HAMLESİNİN ARDINDAN KURULTAY KARŞI HAMLESİ

Gelişme, Kılıçdaroğlu yönetiminin 9 milletvekili hakkında tedbirli olarak kesin çıkarma istemiyle disiplin süreci başlatmasının hemen ardından geldi.

Kılıçdaroğlu yönetiminin disipline sevk ettiği isimler arasında Parti Meclisi üyesi milletvekillerinin de bulunduğu belirtilmişti. Bu hamlenin ardından Özgür Özel’e yakın Parti Meclisi üyelerinin istifaya hazırlandığı kulislere yansımıştı.

28 istifanın duyurulmasıyla birlikte Özel cephesi, krizi doğrudan kurultay takvimine taşıyan bir karşı hamle yapmış oldu.

"BU SAATTEN SONRA KURULTAYIN TOPLANMAMASI SUÇTUR"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, TBMM’de yaptığı açıklamada, Parti Meclisi’nin (PM) tüzük gereği olağanüstü kurultay sürecini başlatacak noktaya geldiğini savundu. Emre, 2020 kurultayında seçilen 60 asil ve 15 yedek olmak üzere 75 PM üyesinin bulunduğunu, geçen 6 yılda bu sayının 57’ye düştüğünü belirterek, tüzüğe göre PM üye sayısının üçte ikinin altına inmesi halinde olağanüstü kurultayın zorunlu olduğunu söyledi.

Bu kapsamda 28 PM üyesinin istifasının alındığını açıklayan Emre, tüzüğün 24’üncü maddesine göre genel başkanın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması gerektiğini ifade etti. Emre, “Kurultayın toplanmaması suçtur. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar” dedi.

Emre'nin konuşması şu şekilde:

"CHP olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimiz ile işbirliği içinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan ortadan kaldırmaya yol açacak şekilde bir butlan kararı verildi. Buna göre CHP'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultayı kabul edildi.

Şüphesiz bu Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Bu karardan sonra partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz diye göreve getirilen önceki genel başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları her ne kadar MYK'nın oluşumu hukuksuz olsa da bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Amacımız şuydu, gidelim oraya hem önceki genel başkanımıza hem oradaki arkadaşımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını anlatıp bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük. Ancak dün itibarıyla 9 arkadaşımızı yetkisiz bir şekilde disiplin kuruluna sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. Tedbir kararının gerekçesi de yanımızda var. Tedbir kararı gelen heyete ben sizi göreve gönderin kanunu, tüzüğü çiğneyin, istediğiniz gibi yönetin, imzalar toplanırsa olağanüstü kurultay kararı almayın dememiştir. Bu tüzükler ayaktadır. Hukuken son değişen tüzüğü tedbiren kaldırmadığı için mahkeme. Ancak hem eski tüzükte hem yeni tüzükte çok açık hüküm vardır. Bu parlamento çatısı altında görev yapan milletvekilleri ve PM üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için tek yetkili organ PM'dir. PM'de çoğunluk olmadığı bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımız ama 4'ü de PM'de görevli arkadaşımızı tedbiren disipline sevk ettik diye açıklama yaptılar.

Dün size biz istersek zaten istifalarla PM'yi düşürürüz demiştim. Bunun için yeterli sayı 17. 60 PM üyesi 2020'de seçildi 15 de yedeği 75. 6 yıl geçti aradan, o 6 yıl boyunca yedeklerle geldikten sonra o 75 sayısı 57'lere kadar düştü. Tüzüğümüz der ki PM üçte ikisinin altına düştüğü zaman olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani 17 kişinin istifası lazım, biz 28 isimin istifasını aldık. 10'a yakın arkadaşımız da gidip orada yapılanın yanlış olduğunu, bir an evvel olağanüstü kurultay kararı alma dışında bir seçenek olamadığını anlatmak için toplantıya gidiyorlar.

Şimdi bakın, burada halkımızın hakemliğinde bu maddeyi izninizle okumak istiyorum. Partimizin tüzüğünün madde 24, görevin boşalması. Parti meclisinde boşalan üyelikler sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısı üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde parti meclisi için seçim yapılmak üzere genel başkan 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır. Madde bitiyor. Bir istisnası yok. Butlan olursa, tedbir olursa, şu olursa, bu olursa diye bir şey yazmıyor. Şimdi değerli arkadaşlar bakın bu saatten sonra Kurultayın toplanmaması suçtur. Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar. Hiçbir harcama yapamazlar. Hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü.

O nedenle burada sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz. Bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin üç tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu sadece bizim problemimiz değil.
İkincisi az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu ülkenin Türkiye Cumhuriyeti devletinin tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapının varlığı nedeniyledir.

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alalade bir mahkeme kararı tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Yüzde 99 partiye yapılanın büyük bir kumpas olduğunu, saray odaklı bir iş olduğunu, partinin kurumsal kimliğinin hedef alındığını ifade eder. Bugün çarşıda, pazarda, sokakta kimi görseniz, sorsanız Cumhur İttifakı'na oy verenler dahi bu işin yanlışlığını ifade eder.

Bu bölgemizde yeni çizilen haritalarda BOP eş başkanlığına biçilen rolün eksiksiz ifade edilmesi ve görev ifade edilmesinde önündeki en büyük engeli de kaldırma projesidir. O nedenle buradan bu ifade ettiğimiz nedenler ve bu gerçekler karşısında Yargıtay'a da son bir kez sesleniyoruz. Bir an evvel bu dosyayla ilgili karar verin ve yurttaşlarımız da bizler de evet Ankara'da hakimler varmış diyebilelim.
Ülkemizin yaşadığı bu kriz de tarihimize bir kara leke olarak kalsın. Bir daha da bu tür krizleri yaşamayalım."