Türkiye’de hem de dünyada meydana gelen büyük afetlerde arama-kurtarma operasyonlarına destek olan AKUT Arama Kurtarma Derneği, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde geçtiğimiz ay gerçekleşen orman yangınında şehit olan gönüllüleri ve orman işçileri için bir anma töreni düzenledi. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile Türk Tarih Müzesi ve Parkı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen anma töreni, AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Barış Altan Doğan’ın ev sahipliğinde, Ankara Vali Yardımcısı İlhan Turgut, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, AFAD Arama Kurtarma Daire Başkanı Kartal Muhcı, AKUT ekipleri ve şehit ailelerinin katılımıyla düzenlendi.
AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Barış Altan Doğan, törende yaptığı konuşmada AKUT'un temel görevi hakkında bilgi aktararak, "AKUT'umuzun etik ve disiplin yönetmeliğinde net bir ifade yazar: AKUT, dağ ve diğer doğa kazalarında, doğal afetlerde yetki ve imkanı dahilinde, tüm koşullarda zor durumda kalmış, yardıma ihtiyacı olan, yardım talep eden herkesin yardımına koşan, bunu yaparken eğitimli, disiplinli, standartları yüksek, ekip ve ekipmanlar kullanılan, toplumu bilgilendiren, eğiten, siyaset ile uğraşmayan, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir sivil toplum kuruluşudur. Yıllardır mücadele etmekte olduğumuz afetlere; küresel ısınma, çevresel etkiler ve insanların neden olduğu orman yangınları da son yıllarda dahil oldu. Yeşilin yüzlerce tonunu barındıran ormanlar sadece bizlerin değil, içinde yaşayan tüm canlıların da yaşamlarının devamlılığı için büyük bir öneme sahip. Birçok ağaç, hayvan ve adını dahi bilmediğimiz endemik bitkiye ev sahipliği yapan ormanlar sayesinde yaşama tutunuyoruz. Bu bilinçle hep birlikte doğamızı korumak, ormanlarımızı gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde bırakmak için çalışıyoruz" dedi.
"Orman şehitlerimizin isimlerini unutturmamak için elimizden geleni yapacağız"
Bugün ülkesini seven kahramanlarımızdan beşi gönüllü 10 şehidi anmak için burada olduğunu söyleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “AKUT gönüllüleri tamamen kendiliğinden, hiç kimse zorlamadan ülkelerine, vatanlarına duydukları sevgi nedeniyle gitti. Çok zor bir hadise, ailelerin dayanması çok zor. Bize düşen onların adını unutturmamak ve bu olaylardan ders almak. Yaşadıklarımızdan ders alıp, kimsenin hayatını tehlikeye atmadan neler yapabiliriz diye düşünmeliyiz. Orman şehitlerimizin adını unutturmamak için, isimlerini caddelere, sokaklara verebiliriz. Ama benim de bir önerim var. Orman şehitlerimiz için ‘Şehitler Ormanı’ yapabiliriz. Oraya gelenlerin karekod ile şehitlerimiz hakkında bilgi edinebilecekleri, dua edebilecekleri şekilde bir düzenleme yapabiliriz. Orman şehitlerimizin isimlerini unutturmamak için elimizden geleni yapacağız. İnşallah mekanları cennet olsun. Şehit ailelerine sabır diliyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum."
"İçimizde hiç sönmeyecek bir yangınla yaşamaya çalışıyoruz"
Yavaş'tan sonra kürsüye çıkan Şehit Alperen Özcan'ın annesi Yasemin Özcan ise şöyle konuştu:
"Biz onları yangında kaybettik ama içimizde hiç sönmeyecek bir yangınla yaşamaya çalışıyoruz Alperenim; merhametli, güzel kalpli yavrum. Ben seni toprağa değil Rabbime, cennete emanet ettim. Hiç isyan etmiyorum. Gittiğin yer çok güzel biliyorum. Sen şehit olmayı çok istemiştin yavrum. Rabbim de sana nasip etti. Arkadaşlarına üç gün önce şehit olacağını söylemişsin. O kadar çok istemişsin ki Rabbim de nasip etti sana. Her gece senin özeminle yatıyor ama sabah senin gururunla uyanıyorum. Biliyorum ki bu özlem ve gurur yalnız benim değil, Buradaki bütün şehit ailelerinin yüreğinde. Bugün burada sadece acılarımızı değil, güzel anılarımızı da paylaşmak istiyorum. Oğlumla ilgili küçücük bir şey anlatmak istiyorum size. Alperen çok duygusal, hassas bir çocuktu. Geçen sene anneler gününde bana ayakkabı almış. Ben de 'gerek yok kendine al' dedim. Biraz ısrar ettim istemiyorum diye. Israr edince 'anne beni üzme' dedi. 'Ben bunu çok küçük yaşta düşünmüştüm. İlk kazandığım parayla anneme çok rahat bir ayakkabı alacağım diye düşünmüştüm' dedi. 'Gerek yok' dediğimde, 'anne biliyor musun cennet annelerin ayakkabının altındadır' dedi. Alperenim sen gittin cennete beni orada bekliyorsun biliyorum. Gün geçtikçe özlem çok fazla artıyor ama sabrediyoruz gittikleri yer çok güzel diyoruz ve bekliyoruz onlara kavuşacağımız günü. Onlara kavuşacağımız günü bekleyince Rabbim içimize huzur ve ferahlık veriyor. Onlar eminim ki şu an bizimle ve burada bizi izliyorlar. Annem, seninle gurur duyuyoruz. Seni çok seviyoruz."
"En büyük acım, aynı zamanda en büyük gururumsun abim"
Şehit Bayram Eren Arslan'ın kardeşi Defne Arslan ise şunları kaydetti:
"Ağabeyim çocukluğundan beri yardımsever, fedakar ve cesur bir insandı. İnsanların elinden tutmayı, hiç tanımadığı birine bile yardım etmeyi kendine görev bilmişti. Onun kalbinde merhamet, gözlerinde ise hiç sönmeyen bir umut vardı. Hepimiz hatırlıyoruz ki 6 Şubat'ta büyük bir deprem yaşadık. Ağabeyim ve ekip arkadaşları da oradaydı. Hiç tereddüt etmeden, kendi canlarını hiçe sayarak enkazların arasına koştular. Onlar ve ağabeyimin ekip arkadaşları hepimizin evladı oldu. Çeşitli illerdeki deprem bölgelerine, birilerine yardım eli uzatabilmek için günlerini, hatta haftalarını geçirdiler. Önceki yangınlarda da olduğu gibi bu orman yangınında da aynı hislerle yeşil vatanı kurtarmak için savaştılar. Biz ağabeyime ulaşmaya çalıştık. Telefonu kapalıydı. Ulaşma umuduyla beklerken o sırada acı haber gelmişti. Abim ve arkadaşları şehit olmuşlardı. Canım ağabeyim, sensiz bir gün bile zor geçirirken 37'inci günümdeyim. Zaman artık çok daha zor geçiyor. Bir yanım eksildi. Burası senin yerin. Sürekli benimle olduğunu hissediyorum. Yanımdasın, biliyorum. Nereye gitsem, sen de yanımda ol istiyorum. Keşke rüyalarımda daha çok görebilsem seni. Kokun hiç gitmesin istiyorum odandan, kıyafetlerinden. En büyük acım, aynı zamanda en büyük gururumsun abim. Oradaki yangın söndü ama benim içimdeki yangın hiçbir zaman sönmeyecek."
AFAD Arama Kurtarma Daire Başkanı Kartal Muhcı ise, “Kelimelerin kifayetsiz olduğu bu anma etkinliğinde tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yaklaşık 25-26 yıldır birçok yerde görev yaptık. Bu süreçte Orman Genel Müdürlüğü ve diğer kamu kuruluşlarımızın geçmişten itibaren orman yangınlarında şehit olan birçok personeli oldu. Onları hiçbir zaman unutmadık. Bundan sonra da asla unutulmayacak ve her zaman gönlümüzde olacaklar. Yeşil Vatan’ımız için canlarını hiçe sayarak şehit olan tüm gönüllülerimize ve kamu çalışanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.