Gündem

Mansur Yavaş: Eski Ankara Adliyesini 'Adliye Müzesi' Yapabiliriz

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, "Bugünkü ilk Kültür Turizm Müdürlüğü'nün bulunduğu yerde eski Ankara adliyesinin olduğu gibi korunduğu konusunda bilgi aldım. Orayı da biz adliye müzesi yapabiliriz. Gerçekten muhteşem bir bina. Somut olmayan kültür mirası üzerinde de çalışmalarımız var. Ankara için turizmi tetikleyecek olaylardan birisi de 'Milli Mücadele Rotası' hazırlıyoruz." dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli "7'nci Ulusalarası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi", Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. "Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm" temasıyla bir otelde düzenlenen kongreye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Valisi Vasip Şahin, ABB Başkanı Mansur Yavaş, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rekörü Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı, Türk Devlet İşleri Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliyev, Kültür Bakan Yardımcısı Nursahet Şirimov, Azerbaycan Devlet Turizm Ajansı Başkanı Fuad Naghiyev, KKTC turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Başbakan Yardımcısı Bakan Fikri Ataoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AK Parti Ankara Milletvekilli Orhan Yeğin ve Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis katıldı.

"Yedi yıldır yaptığımız çalışmalar sonucunda şu anda Ankara Kalesi'nin tümünün restarosyanu bitti"

Açılış konuşmasını yapan Yavaş, şunları söyledi:

"Türk dünyası turizm başkenti Ankara'da bugün yapılan bu toplantıyı çok önemsiyoruz. Daha önceki yıllarda konuşulduğu zaman Ankara'yla turizmi hiç kimse yan yana getirip bağdaştırmıyordu. Ama yedi yıldır yaptığımız çalışmalar sonucunda şu anda Ankara Kalesi'nin tümünün restarosyanu bitti ve orada yapılan imar çalışmasıyla koruma amaçlı imar planı da Sayın Bakanım onaylanmış oldu. Dolayısıyla inşallah iyi bir çalışmayla oranın tam bir kültür ve turizm merkezinin olmasının önünde hiçbir engel kalmadı. Rahat bir şekilde kamulaştırma yapacağız. Biz belediye olarak satmak isteyenleri satın alıyoruz. Bu arada Ulus civarında Cumhuriyetimizin kuruluşu ve öncesinden kalan ne kadar eser varsa bunların hepsini ayağa kaldırdık. Hemen hemen Ulus'ta da restorasyonu yapılacak bir ana cadde kalmadı. Ve orada insanların yıllardır önünden geçerken fark etmediği binaların güzellikleri de ortaya çıktı. Şu anda Gençlik Parkı'ndan başlayıp Yiba'nın önünden çıkacak alt geçit yani Ulus'un tamamen yayalaştırma projesi için de kültür Tabiat Varlıkları Kurulu'na projeyi sunduk. İnşallah bu da gerçekleştiği takdirde Ulus tam bir kültür cazibe merkezi olacak ve Ankara'nın önemli değerleri orada sergilenecek. Ulus, Hacı Bayram, Hıdırlık, Kale ve Altındağ Belediyesi'nin yaptığı çalışmalarda tarihi kent merkezi çok büyük bir alan olarak ortaya çıkacak. Yıllardır görünmeyen ama var olan atalarımızdan bize miras kalan bütün alanlar ortaya çıkmış olacak.

"Eski Ankara adliyesini adliye müzesi yapabiliriz"

Sayın Bakanımdan bir istirhamım daha var. Bugünkü ilk Kültür Turizm Müdürlüğü'nün bulunduğu yerde eski Ankara adliyesinin olduğu gibi korunduğu konusunda bilgi aldım. Orayı da biz adliye müzesi yapabiliriz. Gerçekten muhteşem bir bina. Ayrıca ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanıyım. Somut olmayan kültür mirası üzerinde de çalışmalarımız var. Çok ilgi çekici somut olmayan kültür mirası. Özellikle Türk dünyasının bütün coğrafyalarına gittiğiniz zaman her yerde farklı anlatan ortak kültürü birebir yaşıyoruz. Ben geçen hafta Saraybosna'daydım. Orada da buradaki adetlerin, geleneklerin, deyimlerin birçoğunun aynen yaşadığını gördüm. Bir diğer Ankara için turizmi tetikleyecek olaylardan birisi de Milli Mücadele Rotası hazırlıyoruz. Milli Mücadele Rotası'nda yer alan bütün il ve ilçelerde belediye başkanlarıyla görüşüp bu mücadelenin yaşandığı yerlerde hikayeleri, binaları da bir şekilde ayağa kaldırıp, bize bu ülkeyi vatan yapanlara hakkını, emeklerini unutmayacak çalışmalar yapıyoruz. İnşallah bugünkü toplantımızda çok verimli geçeceğini umuyor, katılımlarından dolayı hepinize çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum."

Mehmet Nuri Ersoy: "Bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz"

Bakan Ersoy da şöyle konuştu:

"Dünyamız tarihinin en hızlı ve en derin değişim süreçlerinden birinden geçmekte; ekonomik dengelerden teknolojik gelişmelere ve küresel ilişkilere kadar her alanda köklü bir dönüşüm yaşanmaktadır. Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu çerçevede Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen güçlü iş birliği, sadece bölgemiz için değil, küresel dengeler açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bizler, bu iş birliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde iş birliklerine büyük önem vermektedir. Bununla beraber Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağları da, her zaman öncelikli olarak değerlendirmektedir. Bizler de bu güçlü vizyon doğrultusunda; turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye ve bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bakanlığımızın destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu kıymetli buluşma bu açıdan büyük önem taşımaktadır.

"2025 yılında ülkemiz 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır"

Bu yıl kongremizin ana temasını 'Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm' oluşturmaktadır. Turizmin dönüşümünü ve geleceğini konuştuğumuz böylesine önemli bir platformda, dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmak bizler için son derece kıymetli. Türkiye turizmi son yıllarda yalnızca büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik gücünü, kültürel zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan haline gelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye’nin dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye’nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu açıkça göstermektedir.

Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye’nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir ‘varış noktası’ değil ‘yeni hedeflerin başlangıcıdır.’ Turizm politikalarımızın odağında; turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil 81 ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Bu doğrultuda yapılan çalışmaların bir sonucu olarak Türkiye, sadece güneş-deniz turizmi ile değil; kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir.

"Dilimizi, kültürümüzü ve hikâyelerimizi dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz"

Dünyaya baktığımızda turistler artık yalnızca bir destinasyonu görmekle yetinmemekte; ziyaret ettikleri ülkede bir hikâyenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzulamaktadır. Türkiye ise tam da bunu hayata geçirmiştir. Geleceğe Miras Projelerimiz, Gece Müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır. Türk dizileri de bizler için bir diğer önemli diplomasi başlığıdır. Dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır. Bizler de Türk dizi sektörüne verdiğimiz güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil; aynı zamanda dilimizi, kültürümüzü ve hikâyelerimizi dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz.

Ankara’nın, Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu unvan, başkentimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve diplomatik birikimin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına önemli katkılar sağlayacaktır. 2026 yılı boyunca Ankara’da düzenlenecek kültür, sanat, turizm ve tanıtım etkinlikleriyle hem yurt içinden hem de Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda gerçekleştirilecek uluslararası tanıtım faaliyetleri ve iş birlikleri sayesinde Ankara’yı ve Türkiye’nin turizm potansiyelini küresel platformlarda daha güçlü şekilde temsil edeceğiz. Nitekim bu vizyon doğrultusunda, Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi’ni geçtiğimiz günlerde geniş bir katılımla başarıyla gerçekleştirdik. Türkiye’nin sahip olduğu eşsiz tarihi miras, doğal güzellikler ve kültürel çeşitlilik; doğru stratejilerle birleştiğinde ülkemizi dünya turizminin en önemli merkezlerinden biri haline getirmektedir.

"Bakanlığımız 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlıdır"

Bakanlığımız turizm sektöründe sürdürülebilir dönüşümü sağlayarak, doğal ve kültürel mirası koruyarak ve sürdürülebilir turizmi turizm politikalarını merkeze yerleştirerek 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlıdır. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye, yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanında öncü bir ülke olarak konumlanmaktadır. Bu öncü rolümüzün bilinciyle, Türkiye olarak Türk Devletleri arasında turizm alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Bu konu ülkemizin en üst düzeydeki strateji belgelerinden birisi olan, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında da; 'Türk devletlerine yönelik ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel işbirliğine de katkı sunacak, eğitim, sağlık, kültür, üretim ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi başta olmak üzere ihtiyaç duyulan alanlarda program ve projeler gerçekleştirileceği' belirtilerek yer almıştır. Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönündeki kararlılığımızı ifade etmek isterim. İnanıyoruz ki akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek bu tür iş birlikleri sayesinde Türk dünyası turizmi yalnızca bölgesel ölçekte değil, küresel turizm sisteminde de daha güçlü, daha dayanıklı ve daha yenilikçi bir konuma ulaşacaktır."