Gündem

Kurban Bayramı Tatili 9 Gün Oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığını duyurdu. Erdoğan, ihracatta Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldığını belirtirken, enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verdi; Avrupa Birliği’ne ise “Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir AB küresel aktör olamaz” sözleriyle seslendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan Bakanlar Toplantısı’nın ardından millete seslendi. Erdoğan’ın açıklamalarında Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması, nisan ihracatında 25,4 milyar dolarla rekor kırılması, turizm gelirlerindeki artış, işsizlik oranının yüzde 8,1’e gerilemesi, enflasyonla mücadele mesajları ve Avrupa Birliği’ne yönelik sert değerlendirmeler öne çıktı. Erdoğan ayrıca Aile ve Gençlik Fonu kapsamındaki evlilik kredisinde ikinci çocuk sahibi olan çiftlerin kalan taksitlerinin tamamen hibe edileceğini açıkladı.

Erdoğan, konuşmasının başında Güneydoğu’da etkili olan sağanak ve fırtınaya değindi. Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere farklı illerde yaşanan olumsuz hava koşullarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, meydana gelen kazalarda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifa diledi.

Tarım ve İçişleri Bakanlıklarının sahadaki birimlerle süreci yakından takip ettiğini söyleyen Erdoğan, hasar tespit çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.

“TÜRKİYE İSTİKRAR ADASI KONUMUNU GÜÇLENDİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada ve bölgede çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların arttığı bir dönemden geçildiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçte hedeflerinden sapmadan yoluna devam ettiğini söyledi.

Bölgedeki her krizin Türkiye’nin son 23 yılda kat ettiği mesafeyi daha görünür hale getirdiğini savunan Erdoğan, Türkiye’nin “bölgesinin en güçlü ve en istikrarlı ülkesi” olarak öne çıktığını dile getirdi.

Erdoğan, Türkiye’nin artık kendi ayakları üzerinde duran, bunun ötesinde dostlarına ve kardeşlerine zor zamanlarında destek veren bir ülke konumuna geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı avantajlarla savaşın yıkıcı etkilerinin birçok alanda en düşük seviyede tutulabildiğini ifade etti.

NİSAN İHRACATINDA REKOR: 25,4 MİLYAR DOLAR

Ekonomiye ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, geçen hafta açıklanan rakamların Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini yeniden gösterdiğini belirtti.

Nisan ayında ihracatın yıllık bazda yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara ulaştığını açıklayan Erdoğan, ocak-nisan dönemi ihracatının ise 88 milyar 630 milyon dolar olduğunu söyledi.

12 aylık ihracat tutarının ilk kez 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını ifade eden Erdoğan, ihracatın 166 ülke ve bölgede arttığını, 26 sektörün tamamında yükseliş kaydedildiğini bildirdi.

Sektörlere göre ihracatta otomotiv 3,9 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Kimyevi maddeler 3,1 milyar dolarla ikinci, elektrik-elektronik 1,8 milyar dolarla üçüncü, hazır giyim ise 1 milyar 451 milyon dolarla dördüncü sırada yer aldı.

SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATI 962 MİLYON DOLARA ULAŞTI

Erdoğan, savunma ve havacılık ihracatındaki artışa ayrıca dikkat çekti. Bu alanda ihracatın 962 milyon dolara ulaştığını belirten Erdoğan, yılın ilk dört ayında savunma ve havacılıkta yüzde 28 oranında artış sağlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, 1018 firmanın ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı gösterdiğini de açıkladı. Ticarette korumacılığın arttığı, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin yükseldiği bir dönemde bu rakamların önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin ihracat potansiyelinin bunun çok üzerinde olduğunu vurguladı.

Erdoğan, yeni pazarlara açılarak, ihracatı teşvik ederek ve ihracatçılara destek vererek daha yüksek rakamlara ulaşacaklarını belirtti.

TURİZMDE GÜÇLÜ BAŞLANGIÇ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizm verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılının 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapandığını hatırlatan Erdoğan, 2026’ya güçlü bir başlangıç yapıldığını söyledi.

Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, yılın ilk çeyreğinde turizm geliri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde turist sayısı da yüzde 4,2 artışla 9 milyon 219 bine ulaştı.

İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcamasının 116 dolardan 119 dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, uluslararası organizasyonların da Türk turizmine katkı sunacağını ifade etti.

İŞSİZLİK YÜZDE 8,1’E GERİLEDİ

Erdoğan, istihdam tarafındaki verilerin de olumlu olduğunu söyledi. İşsizlik oranının bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e gerilediğini belirten Erdoğan, istihdam edilenlerin sayısının 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bine çıktığını açıkladı.

İstihdam oranının 0,3 puan artışla yüzde 48,5’e yükseldiğini kaydeden Erdoğan, iş gücü sayısının mart ayında 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bine ulaştığını, iş gücüne katılma oranının ise yüzde 52,8’e çıktığını söyledi.

Erdoğan, işsizlik oranının tek haneli seyrini 35’inci ayında da koruduğunu belirtti. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişin dikkatle takip edildiğini ifade etti.

ENFLASYON MESAJI: “RÜZGARA KARŞI YÜRÜYORUZ AMA İRADEMİZDE GERİLEME YOK”

Konuşmasında nisan ayı enflasyon verilerine de değinen Erdoğan, TÜFE’nin nisan ayında yüzde 4,18 arttığını hatırlattı.

Savaşın etkilerinin en fazla hissedildiği alanlardan birinin enflasyon olduğunu belirten Erdoğan, akaryakıt fiyatlarının dünyada olduğu gibi Türkiye’de de fiyatlar üzerinde ağır baskı oluşturduğunu söyledi.

Erdoğan, enflasyonla mücadelede küresel atmosfer nedeniyle zor bir süreçten geçildiğini belirterek, “Rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur” mesajı verdi. Karamsarlığa kapılmadan ve “felaket tellallarına kulak asmadan” yollarına devam edeceklerini söyledi.

AB’YE SERT ÇIKIŞ: “TÜRKİYE’SİZ AB KÜRESEL AKTÖR OLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine ayırdı. Son dönemde Türkiye’nin Avrupa’daki konumuna ilişkin bazı tartışmalar yaşandığını söyleyen Erdoğan, Türkiye-AB ilişkilerinin tarihsel seyrini anlattı.

Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu’na başvurusunun 31 Temmuz 1959’da yapıldığını, 1963’te Ankara Anlaşması’nın imzalandığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca siyasi gerekçelerle müzakere masasının dışında bırakıldığını savundu.

Yunanistan’ın 1975’te yaptığı başvurunun ardından 1981’de AB’ye kabul edildiğini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin ise siyasi saiklerle sürecin dışına itildiğini söyledi. 12 Eylül darbesiyle ilişkilerin askıya alındığını, daha sonra Turgut Özal döneminde tam üyelik başvurusuyla sürecin yeniden ivme kazandığını belirtti.

Erdoğan, Türkiye’nin 1996’da Gümrük Birliği ile geçiş dönemini tamamladığını, 1999 Helsinki Zirvesi’nde adaylığının onaylandığını, 2005’te ise müzakere sürecinin başladığını hatırlattı.

“SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde AB sürecine yeni bir soluk kazandırıldığını belirtti. İki yıllık süreçte 8 uyum paketinin Meclis’ten geçtiğini, 53 kanunun 218 maddesinde değişiklik yapıldığını, anayasa paketlerinin kabul edildiğini söyledi.

Buna rağmen 2004’te Avrupa Birliği’nin Türkiye olmadan 10 ülkeyi üyeliğe kabul ettiğini, bunlar arasında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de yer aldığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin tüm bu kararları “sineye çekerek” yoluna devam ettiğini ifade etti.

2006-2010 döneminde 13 faslın müzakereye açıldığını, 2010-2013 arasında ise yalnızca bir faslın açılabildiğini belirten Erdoğan, 2012’de başlatılan pozitif gündemin de sadece iki yıl sürdüğünü kaydetti.

“AVRUPA’NIN TÜRKİYE’YE İHTİYACI DAHA FAZLA”

Erdoğan, 2015’ten itibaren Suriye iç savaşının yol açtığı düzensiz göç dalgasıyla Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden yoğunlaştığını ancak 15 Temmuz darbe girişimi karşısında AB’nin Türkiye’ye geç, yetersiz ve isteksiz destek verdiğini söyledi.

Türkiye’nin çifte standartlara rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, Avrupa’daki bazı çevrelerin Türkiye’ye yönelik önyargılarını aşamadığını belirtti.

Erdoğan, “Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği’nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır” dedi.

Türkiye’nin ihtiyaç duyulduğunda kapısı çalınacak, diğer zamanlarda ötelenebilecek bir ülke olmadığını belirten Erdoğan, AB’nin Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini bilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyacın, Türkiye’nin Avrupa’ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazla olduğunu savundu ve bu ihtiyacın gelecekte daha da artacağını söyledi.

“MESELE ANKARA’NIN DEĞİL, BRÜKSEL’İN NEREDE DURDUĞUDUR”

Erdoğan, Türkiye’nin küresel sistemin çok kutupluluğa evrildiği yeni dönemde en güçlü aday ülkelerden biri olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı, “Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara’nın nerede durduğu değildir, mesele Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın bir yol ayrımında olduğunu dile getiren Erdoğan, AB’nin ya Türkiye’nin büyüyen gücünü bir fırsat olarak göreceğini ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına izin vereceğini söyledi.

İKİNCİ ÇOCUKTA KALAN BORÇ SİLİNECEK

Kabine sonrası açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri de Aile ve Gençlik Fonu kapsamındaki evlilik kredisine ilişkin yeni düzenleme oldu.

Erdoğan, yuva kurmak isteyen gençlere 200 bin ila 250 bin lira arasında destek sağlandığını hatırlattı. Daha önce geri ödeme süresi içinde ilk çocuğunu dünyaya getiren çiftler için 12 aylık taksitin hibe edilmesi ve kalan taksitlerin 12 ay ertelenmesi kararı alındığını belirtti.

Erdoğan, bu desteğin şimdi bir adım daha ileri taşındığını açıkladı.

Yeni düzenlemeye göre, geri ödeme dönemi içinde ikinci çocuğu olan çiftlerin kalan taksitlerinin tamamı hibe edilecek. Erdoğan, kararın genç çiftlere hayırlı olmasını diledi.

TOPLANTI SONRASI ÜÇ ANA MESAJ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bakanlar Toplantısı sonrası açıklamasında üç başlık öne çıktı.

Ekonomide ihracat, turizm ve istihdam verileri üzerinden “güçlü performans” mesajı verildi. Enflasyonla mücadelede ise küresel koşulların zorluğuna rağmen kararlılık vurgusu yapıldı.

Dış politikada Avrupa Birliği’ne yönelik eleştiriler dikkat çekti. Erdoğan, Türkiye’nin tam üyeliği olmadan AB’nin küresel ölçekte etkili bir aktör olamayacağını söyledi.