Gündem

Eğitim Sen Ankara 5 No'lu Üniversiteler Şubesi'nden Barış Akademisyenleri Açıklaması

Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi, Barış Bildirisi’nin imzalanmasının 10. yılı ve 7 Şubat 2017 tarihli 686 sayılı KHK’nin yıl dönümü nedeniyle açıklama yaptı. Açıklamada, Barış Akademisyenlerine yönelik ihraçlar ve hak ihlallerinin 10 yıldır devam ettiğine dikkat çekildi.

Eğitim Sen Ankara 5 No'lu Üniversiteler Şubesi Yürütme Kurulu, Barış Bildirisi'nin 10. yılı nedeniyle açıklama yaptı. Aralarında geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Şemsa Özar'ın da bulunduğu son 10 yıl içinde hayatını kaybeden tüm Barış Akademisyenlerinin anıldığı açıklamada, mücadelenin unutulmayacağı kaydedildi.

7 Şubat 2017’de yayımlanan 686 sayılı KHK ile üniversiteler tarihinin en büyük ihraçlarının yaşandığı ifade edilen açıklamada, dönemin Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş'in, "siyasi iktidarın gözüne girmek amacıyla" hukuksuz bir şekilde akademisyenleri üniversitelerden kopardığı ileri sürüldü.

Açıklamada, KHK’nin yıl dönümü olması ve şube üyelerinden 100’e yakın akademisyenin ihraç edilmesi nedeniyle Ankara Üniversitesi’ne özel bir parantez açıldığı belirtilerek, Barış Akademisyenlerinin karşı karşıya kaldığı uygulamaların adeta düşman hukukunu andırdığı kaydedildi.

Barış Akademisyenlerinin, şiddetin durmasını ve barış müzakerelerine dönülmesini talep ettikleri için hedef gösterildiği ifade edilen açıklamada; disiplin soruşturmaları, cezalar, gözaltılar, tutuklamalar, görevden uzaklaştırmalar, sözleşme fesihleri, pasaport tahditleri, burs iptalleri, akademik yayınlardan dışlanma gibi çok sayıda hak ihlaline maruz kalındığı aktarıldı.

2016’daki darbe girişiminin ardından "OHAL rejiminin fırsata çevrildiği" belirtilen açıklamada, 406 akademisyenin OHAL KHK'leriyle ihraç edildiği, vakıf üniversiteleriyle birlikte toplam 549 akademisyenin üniversitelerden koparıldığı, bildiriyi imzalayan 822 akademisyenin ceza davalarıyla karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı.

"Anayasa Mahkemesi kararları yok sayıldı"

Anayasa Mahkemesi'nin, Barış Bildirisi’nin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna hükmetmesine rağmen ihraç edilen akademisyenlerin görevlerine dönemediği vurgulanan açıklamada, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun, yaklaşık 5 yıl beklettikten sonra Barış akademisyenlerin başvurularını kısa sürede reddettiği, bunun ardından yargı süreçlerinin başladığı kaydedildi. İdare mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay aşamalarında hukuksuzlukların sürdüğü belirtilen açıklamada, Barış Bildirisi ile ilgisi olmayan gerekçelerin ret nedeni olarak sunulduğu, ihraç edilen akademisyenlerin yarısından fazlasının hala görevine dönemediği ifade edildi.