CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesinde çiftçilerle bir araya geldi. Üreticinin kazanamadığını belirten Gürer, girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını ifade etti. Tarım arazilerinin hızla yok olduğunu ve üretici sayısının azaldığını dile getiren Gürer, 2025 yılında ciddi ürün kayıpları yaşandığını söyledi.
Mevcut tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurgulayan Gürer, "Üretici 'ne ekersek zarar eder duruma düştük' diyor. Soğandan zarar eden çiftçi, 'biz soğan yetiştiriyoruz ama satamıyoruz, iktidar ithalat yapıyor' diye tepki gösteriyor" dedi.
"Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı sayısı her geçen gün azalıyor"
Türkiye genelinde çiftçileri yerinde dinlediklerini belirten Gürer, tarımda alarm veren bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Gürer, "1980 yılına göre neredeyse 5 milyon hektardan fazla tarım arazimiz ortadan kalktı. Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçimiz var ve bu sayı her geçen yıl azalıyor" dedi. Üretimdeki daralmanın yalnızca rakamsal olmadığını vurgulayan Gürer, 2025 yılında tahıl, bitkisel üretim ve bahçe ürünleri başta olmak üzere önceki yıllara kıyasla yaklaşık 18 milyon tonluk ürün kaybı yaşandığını söyledi.
"Raftaki ürünün fiyatı artınca vatandaşın cebindeki para o ürünü almaya yetmiyor"
Tarımda yaşanan sorunların ithalatı artırdığını ve Türkiye’yi daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini kaydeden Gürer, "Tarım sorunlu yürüdükçe ithalat artıyor, yerli üretici üretimden vazgeçiyor. Bu durum doğrudan raftaki ürüne yansıyor" diye konuştu. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin ayakta kalamadığını ifade eden Gürer, çiftçilerin bu nedenle tarımdan çekildiğini söyledi. Gürer, "Üreten para kazanamıyorum diye işi bırakıyor. Raftaki ürünün fiyatı artınca da vatandaşın cebindeki para o ürünü almaya yetmiyor" dedi.
"Üretenle tüketen mağdurken, aracılar ve ithalatçılar kazanıyor"
Bu süreçte kazananın ne üretici ne de tüketici olduğunu belirten Gürer, mevcut sistemin aracılar ve ithalatçılar lehine işlediğini söyledi. Gürer, "Üretenle tüketen mağdurken, aracılar ve ithalatçılar kazanıyor. Ette, sütte üreten de kazanamıyor, tüketen de pahalıya alıyor" ifadelerini kullandı. Çözümün kamucu bir anlayışla, kooperatifçiliğin güçlendirildiği yeni bir tarım modelinden geçtiğini söyleyen Gürer, üreticinin girdi maliyetlerini karşılayabileceği ve refahının sağlanacağı bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti. Ziraat Bankası’nın kredi politikalarını da eleştiren Gürer, BAĞ-KUR prim borcu gerekçesiyle çiftçilere kredi verilmediğini belirterek, "Ziraat Bankası çiftçilerin bankası olmalıdır" dedi.
Çiftçilerin borçlarını ödeyemez hale geldiğini ve icralarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Gürer, borçların ötelenmesi, yeni kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması çağrısında bulundu. Bu başlıklarda TBMM Başkanlığı’na kanun teklifleri verdiğini belirten Gürer, tekliflerin bir an önce görüşülerek yasalaşması gerektiğini söyledi.