Ankara

Ankaralı Müteahhitlerden Çimentoda Kartelleşme Uyarısı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Üyesi ve Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Hamza Can, çimento fiyatlarının Ankara’da özellikle son bir yılda piyasa koşullarının ötesinde ciddi yükseliş göstermesinden rahatsız olduklarını belirterek, “Piyasayı birkaç firma ele geçirmiş vaziyette ve Devletimizin acilen müdahale etmesi gerekiyor.” dedi.

Ege ve Akdeniz bölgelerinde yer alan illerde çimento fiyatlarının Ankara’ya göre yüzde 30 daha ucuz olduğunu aktaran Hamza Can, “Ankara’da başta çimento olmak üzere inşaat malzeme fiyatları Türkiye ortalamasının üzerinde seyrediyor. Özellikle vadeli alımlarda fiyat farkı daha da büyüyor. Türkiye’de inşaat maliyetleri son 3 yılda yalnızca “bir miktar artan” bir gider kalemi olmaktan çıktı, artık proje fizibilitesini doğrudan belirleyen ana unsur hâline geldi.” diye konuştu.

Hamza Can açıklamasını şöyle sürdürdü:

REKABET KURUMU SORUŞTURMA AÇMALI

“Ankara’da özellikle hazır beton, pompa hizmeti, çimento, demir nakliyesi Türkiye ortalamasının üzerinde seyrediyor. Bu durumu serbest piyasa koşulları olarak göremeyiz. Yoğun yapılaşma nedeniyle sevkiyat temposunun artmasını bazı firmalar fırsat olarak görüyor. Rekabet Kurumu açısından bakıldığında, birkaç büyük üreticinin piyasayı fiilen yönlendirmesi ve fiyatların rekabetçi ortam yerine ortak refleksle oluşması “kartel”, “uyumlu eylem” veya “hâkim durumun kötüye kullanılması” fiillerini ortaya koyuyor.

“İNŞAAT ENFLASYONUNU KÖRÜKLÜYOR”

Özellikle çimento gibi bölgesel çalışan, nakliyesi pahalı, giriş bariyeri yüksek, oyuncu sayısı sınırlı bir sektörde bu risk daha yükseklere çıktı. Müteahhit tarafında alternatif üreticiye erişim engelleniyor. Bu durum piyasada serbest rekabeti ortadan kaldırıyor. Rekabet Kurumu’nun daha agresif piyasa incelemesi yapması gerekir. Rekabet Kurumu geçmişte çimento sektöründe birçok soruşturma açtı ve bazı firmalara ciddi cezalar verdi. Ancak sektör yapısı gereği bölgesel yoğunlaşma devam ediyor.”

Eş zamanlı fiyat artışlarının, bayi fiyatlarının aynılaşmasının, iskonto oranlarının benzerliğinin ve sevkiyat sınırlamalarının incelenmesi gerektiği kaydeden ATO Meclis Üyesi ve MİMDER Başkanı Hamza Can, “Buradan resmi makamlara sektörün hâlini şikâyet ediyoruz. Derhal harekete geçilmelidir.” dedi.

“ORTAK HAREKET TARZI BELİRLEMELİYİZ”

Ankara’daki müteahhitlerin, dernek ve birliklerin ortak satın alma modeli geliştirmesi gerektiğinin de altını çizen Hamza Can, “Tek tek küçük ve orta ölçekli müteahhitler pazarlık gücü oluşturamıyor. Fakat toplu alım kooperatifleri, birlik bazlı tedarik sistemleri, ortak beton ve çimento havuzları oluşturulursa fiyat baskısını kırabiliriz. Alternatif tedarik zinciri oluşturulmalıyız.” ifadelerini kullandı.

TÜİK’in açıkladığı 2026 Şubat verilerine göre inşaat maliyet endeksinin yıllık yüzde 25,72, malzeme endeksinin yüzde 23,73, işçilik endeksi ise yüzde 29,12 yükseldiğini belirten MİMDER Başkanı Hamza Can, “Eskiden maliyet artışını daha çok demir, çimento, beton gibi malzemeler sürüklerken, artık işçilik de en az malzeme kadar belirleyici hâle geldi. Bu artış oranları Ankara açısından yüzde 30’ların üzerinde seyrediyor.” ifadelerini kullandı. Hamza Can açıklamasını şöyle tamamladı:

“SORUNLAR YUMAĞI OLUŞUYOR”

“Ankara’da birkaç üreticiye ve firmaya bağımlılık oluşmuş vaziyette. Fiyatların sürekli paralel hareket etmesi, maliyet düşse bile fiyatın düşmemesi, tüm piyasada benzer tekliflerin oluşması ortadaki suçu/tekeli gözler önüne seriyor. İnşaat sektörü açısından bu durum yalnızca müteahhitti değil, konut fiyatlarını, kiraları, kentsel dönüşümü, orta gelirli vatandaşın ev sahibi olmasını doğrudan etkiliyor. Çünkü çimento artık sadece bir sanayi ürünü değil; konut erişimini belirleyen stratejik bir girdiye dönüşmüş durumda. Sonuç olarak sorunlar yumağı oluşuyor.”