Ankara'da emeklilerin Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediği eylem sırasında emekli polis Ali Şekeroğlu'nun yaşamına son vermesi üzerine Halkevleri tarafından Yüksel Caddesi'nde basın açıklaması yapıldı.
'İnsanca, onurlu bir yaşam istiyoruz' pankartı açan Halkevleri üyeleri, 'Saraya değil emekçiye bütçe', 'Yaşasın halkların hakları mücadelemiz' sloganları attı.
Yapılan açıklamada, bir insanın yaşamına son vermesinin tek bir güne ve ekonomik nedene indirgenemeyeceğinin altı çizilerek, şunlar kaydedildi:
'Sormamız gereken soru şudur: İnsanlar neden yıllarca çalışıp emek verdikten sonra hayatlarının son döneminde geçinememe, borçlanma ve temel ihtiyaçları arasında seçim yapma noktasına getiriliyor?
Bir emekli, yıllarca çalışmasının ardından emekli olduğunda barınma, beslenme, sağlık ve ulaşım gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, maaşı her ay biraz daha eriyorsa, çocuklarına ve torunlarına destek olmak bir yana kendi geçimini sağlamakta zorlanıyorsa burada bireysel bir çaresizlikten söz edemeyiz. Burada toplumsal bir sorun vardır. Bu sorunun sorumluları vardır.
'BU TABLOYU YARATAN SARAY İKTİDARIDIR'
Emekliyi açlık sınırı altında aylıklarla baş başa bırakan, tuvaletsiz ve banyosuz otel odalarında yaşamaya mahkûm eden, eline aldığı ürünü market raflarına bırakmaya mecbur bırakan, ilaç, gözlük, işitme cihazı alamaz hale getiren, yük gibi görenler bu intihardan sorumludur. Bu tabloyu yaratan Saray iktidarıdır.
2026 yılının temmuz ayından itibaren en düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira olarak belirlendi. Bu tutar yaklaşık 5 milyon emeklinin aylığı. Ancak aynı dönemde dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması, Ağustos 2026'da 37 bin 388 liraya ulaştı. Gıda dışındaki zorunlu harcamalar da eklendiğinde yoksulluk sınırı 121 bin 786 lira olarak hesaplandı. Başka bir ifadeyle en düşük emekli aylığı yalnızca bir ailenin toplam yaşam maliyetinin değil, dört kişilik bir ailenin asgari gıda harcamasının dahi altında kalıyor. Her rakamın arkasında bir sofra, bir kira, bir elektrik faturası, ertelenmiş bir sağlık ihtiyacı, alınamayan bir ilaç ve ay sonunu getirmeye çalışan bir insan var.
'EMEKLİNİN HAYATINA MAL OLAN YOKSULLUK KADER DEĞİLDİR'
Ankara'da ve diğer illerde yaşanan intiharlar, emeklilerin uzun süredir dile getirdiği geçim sorunlarının ortasında gerçekleşmiştir. Emeklinin hayatına mal olan yoksulluk, kader değildir. Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, emekli aylıklarının hangi ölçütlerle belirlendiği, ücretlerin ve aylıkların enflasyon karşısında nasıl eridiği, sağlık ve barınma giderlerinin emekli bütçesindeki payının ne kadar az olduğu ortadadır. Bu ülkenin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Raci Kaya'nın emekli aylıklarının düşük tutulmasına gerekçe olarak 'emeklilerin uzun yaşamasını' göstermesi emeklilere nasıl yaklaşıldığının göstergesidir."