Eğitim

80 Gündür Grevde Olan Özel İtalyan Lisesi Öğretmenleri, İtalya'nın Ankara Büyükelçiliği Önünde

Tez-Koop-İş Sendikası, İtalya'nın Ankara Büyükelçiliği önünde Özel İtalyan Lisesi'nde devam eden greve ilişkin açıklama yaptı. 80 gündür grevde olan öğretmen Fırat Aydın, "İmza atılana, sendikamız tanınana, toplu sözleşme hukuki varlık kazanana kadar o çadırdan ayrılmayacağız. Biz, grevdeki 14 öğretmen, Türk hukukunun tanınmasını istiyoruz. Adalet istiyoruz. Herkesi ülkemizin kanunlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi.

"Eşit işe eşit ücret" istemiyle Özel İtalyan Lisesi’nde greve başlayan Tez-Koop-İş Sendikası üyesi öğretmenler, grevin 80'inci gününde İtalya'nın Ankara Büyükelçiliği önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

"Emeğe ve öğretmene saygı istiyoruz" pankartı açan öğretmenler, "Ayrımcılık ve eşitsizliğe son", "Emeğe saygı yoksa grev var", "Emeğe saygı öğretmene değer istiyoruz" ve "Emeğimiz ve onurumuz için grevdeyiz" yazılı dövizler taşıyarak "Öğretmenler burada adalet nerede", "Yılgınlık yok direniş var" ve "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" diye sloganları attı.

Karakurt: "Bunca yıldır bu okul Türk hukukuna göre yönetilmedi mi?"

Sendika adına basın açıklamasını Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Selçuk Karakurt yaptı. Karakurt, şunları söyledi:

"26 Mart’ta İtalya’dan gelen heyetle masaya oturduk, tüm maddelerde anlaştık, el sıkıştık, fotoğraf çektik. İtalyan Lisesi öğretmenleri büyük fedakârlık yaparak grev daha fazla uzamasın diye, öğrenciler mağdur olmasın diye, velilerimiz üzülmesin diye anlaşmaya evet dedi. Ama ne oldu biliyor musunuz? El sıkıştığımız yetkililer ertesi gün anlaşma tutanağına imza atmadılar. Bize hukuki bağlayıcılığı olan bir tutanak imzalamayız dediler. Peki soruyorum size? Bu grevi nasıl bitirmeyi düşünüyorsunuz? Soruyorum size: Bunca yıldır bu okul Türk hukukuna göre yönetilmedi mi? Sayın büyükelçiden randevu istedik, kendisine bunları anlatmak istedik, ama cevap vermedi. Bir aydır grevi bitirmek için konsolosluktan, okul müdüründen görüşme talep ediyoruz, sağır dilsizi oynuyorlar. Öğretmenler grev bitsin diye uğraşıyor, okul yönetimi grev devam etsin diye gayret ediyor. Avukatlarınızı alın gelin, masaya oturalım, bir saat içinde bu işi çözelim. Hâlâ neyi bekliyorsunuz? Amacınız ne? Neden bizi oyalıyorsunuz? Öğrencilerinizi hiç mi düşünmüyorsunuz? Velilerinizi hiç mi düşünmüyorsunuz?

"Biz herkes için adaletin, saygının ve hukukun egemen olduğu bir eğitim iklimi kurmak için direniyoruz"

'Bugün, masada evet diyoruz, ama yarın hayata geçiremeyebiliriz' şeklinde bir yaklaşım kabul edilemez. Sözleşme süreci bu şekilde tamamlanamaz. Biz herkes için adaletin, saygının ve hukukun egemen olduğu bir eğitim iklimi kurmak için direniyoruz. Sorunun kaynağı greve çıkan öğretmenler değildir. Öğretmenleri buna mecbur bırakan adaletsiz yönetim anlayışıdır. Bu mücadele yarın bu okulu tercih edecek olan öğrencilerin daha nitelikli, daha adil bir eğitim alması için de verilmektedir. Unutulmamalıdır ki öğretmenlerin onurunun kırıldığı bir yerde, eğitimin sürekliliğini sağlamak zaten mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bir kez daha yapıcı bir rol üstlenmeye davet ediyoruz. Bakanlık eliyle yapılan 'ikame öğretmen' hamlesi mevcut sorunları daha da artırmış ve süreci çıkmaza sokmuştur. Bugün bu okulda uygulanan 'ikame öğretmen' dayatması, sadece bizlerin değil, Türkiye’de özel sektörde güvencesiz ve ağır koşullarda çalışan binlerce öğretmenin temel sorununu gündeme getirmiştir. Tez-Koop İş Sendikası olarak her zaman işçinin ve emekçinin yanındayız."

Aydın: "Bu metin Türk hukuku bakımından toplu iş sözleşmesi niteliği taşımaz, hiçbir hukuki bağlayıcılığı yoktur"

80 gündür grevde olan öğretmen Fırat Aydın da şöyle konuştu:

"Bizler sadece ücret artışı isteyen çalışanlar değiliz; bizler kendi ülkemizde, kendi toprağımızda maruz kaldığımız 'modern kapitülasyonlara', ayrımcılığa ve hukuk tanımazlığa karşı bayrak açan eğitim emekçileriyiz. Süreç, artık bir hak arama mücadelesinden çıkmış, bir 'hukuk skandalına' dönüşmüştür. Buradan soruyoruz: İtalya devletini temsilen masaya oturan yetkililer Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde neden Türk hukukunu yok saymaktadır? Kendi ülkesinde sendikal haklara toz kondurmayanlar, neden İstanbul’da Türk sendikasını tanımamakta, hatta grev kırıcılığına soyunmaktadır? Milli Eğitim Bakanlığı’na baskı yaparak yerimize geçici öğretmen talep eden, velileri haklarını arayan öğretmenlere karşı kışkırtan ve Ankara Büyükelçiliği nezdinde çözümsüzlüğü körükleyen bu tavır; hem kanunlarımıza saygısızlık hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı yapılmış açık bir nezaketsizliktir.

Buradan Türkiye’nin ilgili kurumlarına, Dışişleri Bakanlığı'na, Milli Eğitim Bakanlığı'na, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı'na, tüm bu kurumların yetkililerine sesleniyoruz: Grev çadırı sadece haklarımızı aradığımız bir yer değil, Türkiye Cumhuriyeti hukukunun kalesidir. İtalyan yetkililer, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve bu ülkenin öğretmenlerinin 'niyet beyanlarıyla' değil, yasal sözleşmelerle korunduğunu anlamak zorundadır. Sözümüzden dönmedik, masadan kaçmadık. İmza atılana, sendikamız tanınana, toplu sözleşme hukuki varlık kazanana kadar o çadırdan ayrılmayacağız! Biz, grevdeki 14 öğretmen, Türk hukukunun tanınmasını istiyoruz! Adalet istiyoruz! Herkesi ülkemizin kanunlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz!"